Yani olmaz Ben ne olmaz Efendim sende yok Ben inanmıyorum Buraya da dikkat edin tarife açılır da O bakak tarif olur da onun başına benden çok Allah Hadisin hürmetine cümlemizi kurtar Yalnız bir tabdime ile ani ile olmaz dileklerini kullanacaklar Her hangını İstanbul'a gönderdim. Ne kadar ihuğanım var. Hepsini toz paşa vahşi bir yer tepmez. Ne kadar Ankara'ya gitti. Ankara'da orada Rıza çölliye Efendim Mustafa'cım Mustafa efendi değil de şimdi ismi böyle mübarek halife, keyiflerimizde Hadi Mustafa efendi dedi ki: Efendim efendimizi soralım diyor İsmail efendi mi? Hadiyiz efendim biraz İsmail efendi. Sormayın. Onun lafını altı sormaz. Yıllar da ona gelirse katlanırız bize o bilmem ne diyor bildin diyor kudretten sürmeli olduğunu dedim Sorun malum hocayı bir imtihandan getiriyorum. Hadi hoca, hadi hoca, hele hoca, ananalı hadi sana sandı nasıl dedi? Kürmesi ona nasıl?
Onun hürmetine buradan olayım dedi. Kudretten sürmeli, öğlen olur dedi. Ulan dedi, fasıl adamlar, yani yoksa sürmeyi dinler mi zannediyorsunuz, dedi. Ben kudretler sürmel, her eli ve dikkattır. Dedi. Böyle dedi. Hoca ağladı. Vurıldı. İlk bağışlasın imtihan kalmadı. Dedim. Ne dedi? Küstür. Hocanın dinini tutmadılar. Bir sürü pişman olmuş. Hemen girdiler Arkasından hemen bir hele hoca böyle. Asla tıklayacaklardı. Yirli kadar daha iyi olur. İşte hoca bir olmaz. Allah der kadın ne olursun. Demek efendim Şeytanın suratı İnsan suratı İnsan ahlakı Ahlakı şeytan olan diyor Allah, kurban olduğum Allah bizim akılımızı da eylesin inşallah Yani hem suratın hem Vesireti insanı da gösterdim size Onun ahlakı Adem ahlakı olun Ahlakı Adem'in Ahlakı peygamberimizin ahlak olur Takva İnsanın ruhanidir. Yani tefüzde olduğu için il oldu böyle Hele son kısmını böyle burayı iyice dinmeyelim inşallah.
Bu ahlak böyle bir değildi de Resulullah Ben sizin kulaklarınız olur Ben sizin ağızlarınız olur Ben sizin elleriniz olur Hatta ayaklarınız olur bunu izah edemez Ben sizi tezin mi hüzlerimiz derin kudretimle bakar Kulaklarınız benim kudretimle dinler Alnı benim kudretimle söyler Ellerimiz derin kudretimle yıkar Ayaklarımız İnsanın O kadından ben varım Böyle hareket ediyorsanız tahmin ediyorum filan Bu Allah'ın ahlaklardır muamele ile mahlukatta muamele edenler de Rahmani sıfatıyla Allah'ın Hep kalbim hem Yahudi var hem Aslanı hem rezil hem Müslüman barışık memlekette oturur ahlakının güzelliğinden herkes geldiğinden zannederim. Yani onlara da diyor bakane tutma. İyi bir hale gelmiştir. Yani derecesi bunu yaptırıyor. Öyle bir hali var. Var. Allah. Bunların gürültülerine neye bakma? Yani. Bu insanlar Yahudi bizdendir. Nasrani bizdendir. Mecusi bizdendir. Müslüman bizdendir.
Babam cenazesine ham ve kabre kendi götürürse kendi götürürse o kabrin sahibimledir. Bir. Kendimi kendini getirebildin. Saladimi timsah tutmazsın, bırak. Demiş. Böyle keramet yani. Mahzuk yani. Ondan sonra, vefat için hafriyatan bir etmişler. Müslümanlar bir cenaze namazı kurmuş. Pipedilerde dinlerin gibi ayin yapıyorlar. Herkes çabanın kimler. Her dört kabirde kazılmış. Tabii. Kimisi başlat kazmıştır. Niye herkes şeyini yapmış. Müslümanlar da Müslüman oldu. Bir gün ortaya çıkmış ortaya. Çocuklara durun! Babam böyle böyle yapacağımızı bildi, vasiyet etti. Beni yerimde bırakın, hangi kabre girersem ondanım ben, dedi. Üstünde sayısız hoş gölge yapmış. Sıcağıymış böyle. Üstünü bastırmış. Gölge, Şemsiye gibi o mıntıkan bütün gölge bulmuş. İnan, binaen beni idam ettiler. Biraz sonra idam ettiler. Üç gün sonra Onun cenazesinin üstündeki kuşun sayısı bilemiyorlar. Civiltiden bilemiyorlar.
Yakında daha bilemiyorlar. Son idam olan zat. Ondan sonra gazata bir kat yahut bu kasayı toplattılar. Onun kerameti şeyi meydana çıkacak diye. O zatın maruf yiyen böyle kuşlardan anaklarını gelmiş. Böyle böyle dedi. Babamı hangi kabre götürürsem ben kendimi, ondanım dedi. Bırakıyorum ben dört kavimin sevdiği bir zatın keramet dolu bunun içinde. Götürsün melekler tarafından Allahu alem kaldırılmışı. Böyle salacı kaldırılmış, hiçbir şey görünmüyor. Tanrı muallak'ta duruyor gibi. Uçaraktan gitmiş Müslüman mezarliğinin oraya koyunca oradaki Yahudiler, Nastanlar, Medusaler sekiz yüz diyorlar. Kelimesiyle cümlemize hüsnü hatimler tevdih ayeti celile'ye başlamazdan mukaddem sultan-ı mussultan-ı enbiya, Şefi eruzi ceza Muhammed Mustafa efendimizin üzerine Salavatı Şerife getirmeyenlerin zararı hakkında bir hadisi şerif nakli beyan edelim. Adeta dualar edelim.
Ola ki Rabbimiz Teala ve tekaddes hazırlıkları şu mübarek günlerde ettiğimiz dualarımızı dergahı zekinde ahseni kabul ile makbul eyleye. Evvela bu fakir I lisanına haptu halel hata ve zelaldan hıfz-ı himaye eyleye Menavi hadisi şeriflerinden yüz kırk altıncı sahifesinde. Bana salatı selam vermeyi unutan kimse, yani unuttuğunuz şeyle orucu bile yiyoruz da oruç bozulmuyor hocam. Unutan kimse Cennetin yolunu şaşırır cehenneme gider. Kim içinizden kim Salavatı Şerife'yi unutursa Allah Kuran-ı Kerim'in de buyuruyor. Unuttuğumuzu hata ettiğinizi ve ahdettim diyor da neden Salavatı Şerife'yi unutulunca cennetin yolunu şaşırıyor? Unutma değil bu da, Hazreti Muhammed'in şerefini, meziyetini, nimetini unutmuş dahi Salavatı Şerife getirme hatırından bile geçmeyen kimse. Yani onu bir vazife edilmemiş hiç değil mi?
Akşam sabah ona Salavatı Şerife olsun getirseydi kendisini için büyük necat olacağıdır, kurtuluş olacağıdır bu kurtulmayı istemiyor. Peygamberimiz Muhammed Aleyhissalatü Vesselam başka hadisi şeriflerinde okuyup geçtiğimiz yerlerde söylediğimiz yerlerde bir Salavatı Şerife okuyana Allah on rahmeti der. O Salavatı Şerife getirene yüz rahmeti der. Yüz Salavatı Şerife yedirenin anındaki yazma bu kimse münafık değil. Bu kimse cehennemlik değil. Bu kimse cehennemden beraat etmiş şehitlerle beraber otururum onu diyor. Onun için Salavatı Şerife'den çok konuşuyoruz. Ben çoktan söyleyip de unuttuğum bir şey daha hatırıma geliyor, o da diyeyim. Hicaz'a giren hutcati Kiramdan babası da yanında, hacca geliyorlar. Mekke-i Mükerreme'ye çok yakın varmış lan. Birisi Mekke'de o yedi tavaf ettiği zaman Kardeşim ne salavatı koyuyorsun? Burada yedi şavtun yedi aylık duası var. Onu okusan ne?
Ben ne buldumsa Salavatı Şerife'den buldum ulan diyor. Bırak seni yakamı. Ne oldum? Ne buldum diyor. Babamla hacca gelirdik biz dedi. Yolda çadırda babam hatta oldu. Başını bekliyorsun, pamukla su veriyorsun ağzına. Hiçbir şey anlamıyor, dumalara düştü. Ağladım, ağladım. Baktım ki yüzü iması bozuldu. Hayvan suratına döndü yüzü. Günahları sebebiyle yüzü hayvan suratına dönünce Ya Rabbi yarın bunu arkadaşlarımın içine baban böyle hayvan oldu daha diyemediğim hayvandan. İsmi camiye gelmeyen hayvanların suratına döndü. Ben ne edeyim, nasıl çıkarırım bunu diye ağlarkena, başına kapandım, öyle uyumuşum orada yorgunlukla kapıdan bir nur derdin içeriye. Yedin içeriye. Çalcının kapısından, başından aşağıya Bismillahirrahmanirrahim. Sırada bozan nur ve karg olu diye. Tuttum Allah aşkına, Muhammed aşkına siz kimsiniz? Ben iki cihan güneşi Muhammed Mustafa'yım. Sallallahu Aleyhi ve Sellem.
Bozan, UFO, vuran bozan, ölen bozan çok günahları var da namaz kılmayanların suratı o böcü suratına dönerdir. Bazı namazları geçmiştir. Lakin bana yüz defa Salavatı Şerife okunmayınca yatmazdı. Her günde bir Salavatı Şerife'de dodanı kendi duyacak kadar Salavatı Şerife okur da onun radyo gibi iş temimiden melekler var. Ağzından ağzımdan Muhammed aleyhisselamın yanına varıyor. Ya Muhammed, plan ümmetinin şu talebesi getirdi, şu kadar diye peygamberimize tebliğ ediyor. Melek geldi dedi ki, bugün dedi o senin adam öldü Künde yüztalavatı Şerife, hedaya gönderen yüzü de nesh oldu ya Muhammed. O beni dünyada unutmaz da ben onu ölünce unutur muyum dedi dedim. Geldim de babayın yüzünü müminler surasına döndürdim dedi. Peygamberimiz çıkıp gelince uyanmıştı, babası nura saf olmuş. Kitaptan mı gördün hoca? Her şeye inanmıyor yok şimdi. Mecmu'ul Edeb kitabında gördüm. Yediğin zaman gösterebilirim.
Onun için Salavatı Şerife'ye de bu şekilde devam edelim. Allah unutanlardan etmesin. Demek ki bir kimse Salevatı Şerife'yi katar koyuyorsa cennetin yolunu unutur, şaşırır, cennete gireceğim yerken cehenneme girer. Bu böyle bitti. Şimdi, ayet-i celileyi Junior'ı mı koymuştum? Oradan size devam edeceğim inşallah. Açılın, bırak, la. Kelimesiyle cümlemize husn-u hatimeler tevki git Ya Rabbi. Bugün yine üzeyemeyeceğim, çoğaldamayacağım ancak tıkır tıkır okuyacağım. Nimet çok elimde. Allah'ın verdiği nimet çok, keyfe daha çok girsin. Azıcık heyecanlı olacağına söz çok duyulsun daha iyi olacak herhalde. Allah'ımız ne buyuruyor. Hak'ka mümin olanlar. Allah, halk müminleri seçiyor burada. Hak'ka mümin olan, öyle taklidne müminden değil. Mutmainleye girmiş kalbi has müminler. Anlıyoruz hocam. Kendini kendini darp. Allah zannedecek.
Bir hakkı müminler şol kimselerdir ki Allahü teala zitrolunduk da kalpleri titrer. Mevla zikrince kalbin titrer. Bende olmuyor, Hakk'a mümin değil. Yani, kusura bakmamayacaksın. Kuran-ı Kerim, Kuran-ı Kerim Allah anıldın mı kalp yerinden oynar diyor. Yani sol memenin altı panevveri şeklinde olan kalp, yani an pıhpası vazifesini gören o da, o değil, o et parçası. Sana öderi şeklinde. Onun üzerinde süveydai darun noktası var. Allah'ı bilen bir nokta var. Ona kimseler vakıf olamaz. Kalbin her çeşidini okudular da onu ancak tasavvuf okunur ve gösterir kendine. Öz şeklinde o buhit sesler, o mevlidi şerifler, o kasındeler, o vaazındeler, o vaazın en tesirli zamanda göze yaş getiren, manipüle oraya gezsinler, hemen göze yaş gelir. O, Süheyla-i Derru, dilemeye gelmiyor. Üstünü zıkkullakla açmamışız. Zikulma şifaul hulüp yok bizde.
Hüs var, tamah var, tukul var, adavet var, kem var, buğuz var, riya var, tuma var, tembellik var. Üstü kisbelenmiş. Bunları yırtacaksın Allah aşkına. Bunun doktoruna gideceksin. Doktorunu bulacaksın. Doktorunu bulacaksın. RETETESİNİ alacaksın. Bulanacaksın. Nasıl kazık açılacak? O zaman Ya Rabbi, benim çok günahım var. İmam nasip olur mu ola? Kabirde sual'a cevap verebilir miyim ola? Kabirden suratın başka surattan mı kahhar ola? İnsan başka suratta kahar ya. Kabirden on türlü kalkar insan kimi maymun sıfasında el aman. O dükkandan dükkana, evden yuva, partiler sarfyalak kötülenler maymun suratında Allah'ın huzurunda. Maymun. İşlerinde hile yapan, hutbe yapan alışında verişinde bir Türk sıfatında Allah'ın huzuru. Şeriat şöyle diyor. İnanmıyorum ben kabul etmiyorum diyenler gerçek suratın. İnan, oldu mu? MERSep? Küsüple hiç barışamayan deve suratın.
Dünyaya çalışır çalışır ahireti unut da doymayanlar karınca suretinde. Allah'ın huzuruna karışan karınca suratında. Her biri bir surat, her asırda, yani oralarda yorma Allah aşkına. Böyle çünkü söz bitiremez. Korkuyorum devam. Elvasan da müşterimiz söz gelmişler. Allah razı olsun. Allah tesirini halk etsin. Onun için harp ruhlarında mahatatullah tecelli eder. Daha Ve kendilerine Teala'nın ayetleri okunur, tefsiri olundu mu zaman?