Bu Medine'de vardı. Kıymetli bir insandı. Mesela, Onu hep yaymaya çalışırlar. Biz demezdik. Değil mi? Çünkü, ricanullah'tan bir insan. Allah'ın manevi yerlerinde O şunu anlattı bize Büyüklerimizle de alakalı kendisi çokça Konya'dan geldiğimiz ya. Ladikli Ahmet Baba'yla ilgili çok yorucu. Şimdi Ladikli Ahmet Baba müstesna. Adı Sami'ye değil mi? Taha. Taha Sami. Taha. Şimdi. O eptalin zümresi. Irklar zümresi. Bedel kelimesinden gelir. Biri ahirete göçtü mü? Diğeri onun yerini tamamlar onlarda eksik bulunmaz daha Mürşid-i Kamil bulunmaz o çok zor o bulunur onu temin ederler ver Fakat Mürşid-i Kamil Nasıl ister Çok ferasetli Çok akıllı idrakli Önlerdi de. Ne diyeyim? Yaş tahtaya ayağı basmaz. Dinle, gider, kimin ne olduğunu çok iyi kavrar. Bir dinle. Bak, anlatmaz. Demez, bir yere. Onunla beraber bulunan bir saat. Çok hoşuma gitti.
Biz mürşidi'mizin yanında çokça da bulunduğum için, Okuyor böyle kitaplardan okuyor. İnsan, Rabbımızın huzurunda iyiliğimiz ahlakımıza bağlı. Ahlakımız hangi noktadaysa huzur-u ilahide de takar o durumdadır. Orada şunu söylerim, mübarek zat. Esselamü ve innekelle ala hullekün aklı. Sarıldı orada. Bu ayet celleyi okumadı. Ama bunu içeren bir mübarek söz söyledi. Dedi ki, Allah'ımız Celle Celalühü Habibini sallallahu aleyhi teala güzel ahlak ile vasfediyor, dedi. Güzel hala. Derslerimiz bunu temin edecek. Yoksa ders yükselmesi değil yükseliyor Yükseliyor ama ahlakımızın da yükselmesi lazım o zaman şuna benzetmiş müftavi boyutta gerçekten bu şidimiz çok okumuş. Biz okuduğunu biliyorduk. Çok okurdu hiç. Böyle boş zamanı olmuyordu. Okuyorduk. Mesela biz okulda kitaplar neler dağıtılırdı? Getirirlerdi.
O aldığım kitapları bile okumuş Çünkü arkasından notlar düşüyor matlak gör mesela sahife yüz yirmi iki diye Oradan bazı hususları da yazıyor. Onları bile okudum. Türkçe kitapları. Ortem Bi'l-Muhtervin olsun. İmamı Gazali'den olsun. Çoğu kitaplar pek çok. Okumuş Mürşinibiz, Efendimiz, Bu noktalarda bunu okuyacağım, inşallah. Çok hassasta uğrar. Onu bir kiralık kurup demiştim zaten. Diyor ki, adam dokuz kat, on kat bina yapar. Onda bina yapar. Fakat o binanın temellerinde tahrip kalıplar olursa, tahrip böyle bir ateş isabet etti mi Parla binayı olur gibi geren gider. Ahlakımızı anlatırdık. Kötü ahlak. Böyle kalıpları bulunuyorsa O dersi istersen murakaben Zirvesenisin Oğlu bir başağa indiririz Onlar ölçülü hareket edeceğiz riayet edeceğiz Nefsimize dur diyeceğiz Bak bir nefsimize bir husus hoş gelmediği zaman, patlayabiliyoruz. Neden? Biz bunları şahidiz.
Bunlar konuşulmaz, özel bir husus vardır. Biz şimdi eteklerimiz suya değsin. Tövbe edelim, istiğfar edelim. Her zaman Allah'ımıza karşı acz zihniyetimizi bilelim.