Abdestin Maneviyatı ve Ruhun Arınması kaydında Talha lazım olan şartlar neymiş efendim? Bir de söyleyiver şunu kısa kısa. Bir, devam, bu abdestte devam etmek lazım, salihtir sen insan. Salihlar yeryüzüne abdestsiz basmazlar. Olsun Hazreti Nuri hazretleri niye yanına hep geziyorum demişler de yeryüzü bütün nur görünüyor gözüme nurun üzerine ayağımla basamam. Bütün dünya peygamberimizin…
Talha lazım olan şartlar neymiş efendim? Bir de söyleyiver şunu kısa kısa. Bir, devam, bu abdestte devam etmek lazım, salihtir sen insan. Salihlar yeryüzüne abdestsiz basmazlar. Olsun Hazreti Nuri hazretleri niye yanına hep geziyorum demişler de yeryüzü bütün nur görünüyor gözüme nurun üzerine ayağımla basamam. Bütün dünya peygamberimizin nurundan mendura ayağımı basamam yok. Bişiri hati Hazretleri kudküsel Sirrahul azim. Hangisini aslan koyup garip geleceksindir. Eysüm onu da deyiveriyim. Beşiriye kafi, kafi'yi yalınayak manasına. Efendim nereye yalınayak geziyorsunuz? Buyurmuş ki, yeryüzünü ayağımızın altına ben döşerim. Farklı geleceğimiz buralara bu yeri döşemeyecek olsa Allah ayağınızın altına. Bir kulun evine varınca döşenin üstüne ayakkabımla, çırpınayıt varmaya haya ediyorum da Allah'ın köşeriğinin üstüne nasıl ayakkabıyla bakayım diye, onun için ayakkabıyı diyemiyorum demiş.
Kanaatiniz olsun, kanaatiniz olsun. Bağdat'ta, Bağdat'ta bulunduğu müddetçe pazara gelen hayvanlardan tek gübre yapan olmamış Hamdi Hoca. Yapmaz mıyız? Yapmemişler, yapmaz. O yalınayak gezdiği için su dış tarihlerde bile yazdı, bizim manevi tarihimiz var ya, kırsal tarihi. O dıştan olan tarihte diyor ki, Bişkik Kafi hayatında Bağdat'ta bulunduğu müddetçe Baza'ara Bağdat'ta bulunduğu müddetçe bazara gelen hayvanlar gübre yapmadı ayağına bulaşmasın diye. Hayvanlar bile ona bir ayet etti. Bir gün birisi eline satıyordu. Hayvanı gübre yaptı. Uuu, öbür ağı çıktı. Ne oldu yahu? Paranı mı çarptılar? Bişli hafi vefat etti yahu. Ne biliyorsun? Hayvanın gübre yapmazdı mı bak? Gübre yaptı. Geri. Kopuştular gittiler. Hemşire hanım, hemşire hanım buyur. Bişr-ü Hafin nerede? On dakika evleli ruhu kabz oldu. Vefat etti. On dakika evleli.
Hayvanlar gübreleme abdestli bulunduğu müddetçe namazda bulunmuş gibi, fıkıhlara bak da bak, namazda bulunmuş gibi olun. Birini bozdu mu dilini al. Bizim çocukluğumuzda buna alıştırdı. Babamın kılavuz havuzafı ne, kardeş maksim ne bozdun abdest almanın? Alırım sonra, yok şimdi al efendim, daha böyle delletti, ben vefat edersem ben sana ne dellettiyse, ben de oğlum kafana onu dellet denir, onun için abdestini al kaldırıyorsun. Hem de küçük yoluna oturunca eliyle vururup da abdest alma. Levh, o aletin dörtte biri su yoluyla ıslanacak olursa ölene kadar namaz kılsan kabul olmaz. Pisleniyor çünkü dörtte biri o suyla ucundan onu mahvedersem olur. İmam-ı Azam Efendimize göre caiz de kendi her zaman yıkardı kılardı. Bir gün İmamı Azam efendimizin, şurasında zerre kadar bir şey varmış, püslük varmış, zerre kadar diyorum. Bak, zerre pencereden giren toz bu takva demişti.
Bu tasavvufla bir analizlerimiz, Üstadımız Kayseri ve hacizüs Efendimiz var. Yanında falfaci hoca var ve yanında Hacı Hüseyin Efendi var oradan, beden geldiğinde, Tevfik Bey'in evinde tilki kazançlar dinler, bunlar devasa ettiler de bu günahkarla böyle gençken onların aralarında oturttular. Oyyalı Mehmet Tac, amcana Kayseri'nin medeniyetine bak, genç bir çocuk belki hukuktan eve okuyor belki. Ondan sonra bu büyük ulemanın arasında buna yemekte beraber oturttular? Öyle bir acayip ol ki Hukbizi hanımımız burada oturuyor, Hazreti Yusuf Efendimiz de burada oturuyor. Anca o ikisinin arasında kalmış en sonra geldiğimde. Herkes elini yumayınca ekmek yemez. Yedikten sonra yumayınca olmaz. Üstadın perde Allah şefaatine nail etsin. Amin. Bu kadar büyük kulağımın içinde şu genç anlamlı niye Suffe'ye oturttular? Dışarıya çıkınca bile canım.
Abdestin Maneviyatı ve Ruhun Arınması ne anlatıyor?
Abdestin Maneviyatı ve Ruhun Arınması kaydında Talha lazım olan şartlar neymiş efendim? Bir de söyleyiver şunu kısa kısa. Bir, devam, bu abdestte devam etmek lazım, salihtir sen insan. Salihlar yeryüzüne abdestsiz basmazlar. Olsun Hazreti Nuri hazretleri niye yanına hep geziyorum demişler de yeryüzü bütün nur görünüyor gözüme nurun üzerine ayağımla basamam. Bütün dünya peygamberimizin…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 10 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Hasan Efendi, Hasan Efendi dedi ben de altmış zarfında bir anam zannederdim. Çocuk muyum sen daha yahu böyle dedi. Ben gıybet ediyordum sizi, efendim razı olmadı. Dedi ki yahu o hasetlar mı, yayalı, bizim için yaygardan arabalarla merkeplerle ta Kayseri'ye gelmiştik, su hafız da Kuran'ı kuyuyordu orada. Ne günler getirdik biz canım ama, yine böyle hayvan olarak aldım ben yahu. Amin. Senin kanaatim olsun, dış tarzımız lazım, mihya ise adet çıktı, sarıyordu, Devellioğlu Abdullah Efendi şöyle tuttu da, işte kendi peygamberimiz burada diye gelince bütün millet yere yaptılar ağlayarak. Girizade da diyor ki Abdullah Efendi ben milleti ağlattım zannediyor. Bu cihan burada da ondan millet yıkıldı hep buraya diyor. Cirecani Hocamıza. Böyle alemler geçirdik yavrum. Biz ağzımız burada görüşürken su döktünüz mü? Evet, Suyuyla yıkayalım. Ama birden kalkıp da yıkamayın.
Bir şişeye su koyarsanız iyi dinleyin. Suyu, o şişeyi şuraya biraz koyarsan biraz oraya su sızar. Oradan kaldırız Suriye, şuraya koysanız biraz da oraya sızar. Üçüncü yere vursanız o zaman sızmaz. Hemen su döküp de kah, suyla yıkadım diye abdest alırsan, suyu ile yıkadım diye abdest alırsan, uyusun şekilde suyu lambaları gelir. O zaman abdestimiz olmaz. Bizim orada Adana'nın bir köyün imamına gençler demiş ki sen su döküyorum, elinle kuruttun diyorsun. Hemen abdest alıyorsun. Senin abdestin yok demişler. Ne abdestim olmayacak ulan filan nedir gene? Delikanlılar ona bakmamışlar, kontrolünün şeyini çekivermişler. A, donu çıkmış ki sapsarı. Orada efendimiz ayıp ne demedi. Buna haber verdi. Evimize varınca muayene etti bile aynı oluyor olsun diye biliyorsun. Yok olsun, namazım yok. Hacı Hüseyin, Hacı Zühd efendimiz Şahat Efendi diyor, otuz senelik namazımı kaza kıldım.
Devel kılmadımımı kıldım ya, abdest aldığımda şu gözümün çapağında bir şerit varmış da, eliyle şu pınarlar yıkanmak lazım. Parmağını kuyuya sürtmek lazım. Ben sürtmemişsin de namaz farz oralı otuz sene olmuş da vallahi otuz sene hep namaz da gazayıktir diyor. Duydunuz mu kardeşim? Böyle ibretten şeyler söyleyeyim de Ayfer bizim devemiz şehitlerden baba hoca, ikinci dedemiz, babamızdan dedemiz, annemizden dedemiz, Hacı Osmanzade, Siirt'te peygamber sülalesi deyince bilir, yapınca ve ben ona günde o yanıvermiş, bir günde ermiş. Vallahi Abdullah demiş hepsinin ismine. Kırk senedir o sabah namazını kaza ederim, Allah affetti mi bilmem affetmedi mi bilmem deriymiş. Kardeş ibret alalım biz bu büyüklerimizi andıktan sonra böyle yapalım inşallah. Efendimiz de ki, küçük taharetıntıda suyun yapılanla öksürün. Kalkın bir de gezelim.
Suyun soğuğu bükün de ondan sonra taharet yaptım da namazımızı kılın, namazımızı onlar sürüntüler. Kagalar hip hop da öyle diyor. Biz de öyle diyor. Efendimiz de öyle diyor. Şimdi burada da böyle söylüyor. Şu dağlar da şahit olsun böyle söylüyor. Yarın Allah'ın huzuruna varacağız. İki, devamı oldu. Bir, abdestte devam etti. Yahu hiç aldatan söz tutamıyorum, ne yapayım sizi utandırıyorum. Her abdestlanma da iki rekat namazlardı. Bilal-i Habeşi hazretleri peygamberimiz ihraca gittiğinde sağ arşı an zaman çıkmış da küt küt küt ayak sesi duyuyormuş. Bu insan ayak sesi değil mi ya Cebrail? Evet ayak sesi insanın ayak sesi. Kimi demiş Bilal-i Habeşi ezan okumaya geliyor da efendim, teheccüd, teheccüd namazı kılmanı için ezenden bir saat evvel için Mekke'ye girenler onu dinler, ezan okur. Ona geliyor da onun ayağının sesi duyuluyor. Buraya ne kadar ola?
Şu köyde ikimizin arası beş yüz senelik, onun arası beş kalınlığı beş yüz senelik, onun arası beş yüz senelik kolu, ta aşçı ağza bu. Babam aşçı ağza mı görürdü de, diğeridi bize, oğlum, oğlum, dileklerinin adedi, mahlukatı adedice ara, biletleri var. Her direğenin arasında büyük senelik yok. Böyle melekler tavaf ediyorlar. Soruyor, ya Cebrail burayı melekler kaç tarafa tavaf eder? Ya Muhammed vallahi bir tavaf eder bir daha kıyamet bulsana kadar nöbet gelmez diyor. Melek bu kadar çok. Birden çoğalıyor Ahmet'im. Sen değil mi biz bileriz efendim? Bir melek oturmuş diyor. Oradaki bir ırmağının başına binlerce başı, binlerce gövdesi, binlerce telehavat dalıyor, çıkıyor. Bir çırpındın mı her damlasından bir melek oluyor. O cennete girene kadar onu bütün istiğfar okuyun. Neden oluyor?
Ümmetinden birisi yeryüzünde subhanallahi ve ondan sonra çift fındın mı, ahşifa değiyorsa o kadar dar menet çoğalıyor diyor. Şeytan da çoğalır mı? Babam, şeytan da çoğalır mı Hasan oğlum? Evet. O da insan çoğaldır. Nasıl çoğaldır? Himile kefi bir araya getirdin mi bir adamın anasına, bacısına, uyuzuna, namusuna, daha boğulsun milletine, yetkine seversen hazrettan Adem'e sever. Milletine seversen İbrahim aleyhisselama sever. İlne severse Muhammed aleyhisselama sever. Nesebi de severse imamı ağlamak sever. E sevince ne olur? Şeytanın bir bacağında Zekeriya, bir bacağında da tercih olur. İkisini birbirine çarptın mı? Kırk gene yumurta yumurtlar, her yumurtanın içinden hırkar şeytan doğar, onun vücuduna dağılır, etrafına dağılır. Fit kerrakız ne ederse, her sevmede bu olur yavrum. Ne babam, ne lausafır, ne biz ne Abdullah, ne yavruların sevmeyi biz bilmek. Yemini de bilmek.
Dedi, kanaati olsun bizim yeminimiz. Kanaat olsun, kanaati olsun. İnanırsan inanırsan inanma. Hiç daha vallahi duymadım babamın ağzından bana kefaretin yemin istemez Vallahi delil de yapman. Dört sene askerlik yaptım Çanakkale'de böyle çakmak çaldık. Bizim bir ikindi namazın akşam namazla yarım saat halay cicik geç kılabilirdim. Başka bir kecik namazım geçmedidir. Böyle bir babamın evladıyız biz ama ben hayvan olduğum lazım. Estağfurullah sizin birinizin ölmesini Allah canını affetsin, imanla öldürsün, rızasını da durdursun hepimize Ya Rabbi. Ondan sonra, Devamın noodle, şu köylimizin arkasında istihdamlık var diyor, su yola su akıyor diyor, yağlısını duyuyor ama ısmarlar o taraftan habire kurşun yağdırıyor. Ben çıksam görecekler istihdamdan, hay yahu bir abdest taniyim şöyle serin içelim de şu kelinin ağzında bir namaz kılayım, öldüm bir senedir.
Şöyle din yerlere namaz kılayım, istihdamda bükülür bükülür, öldüm. E hocam burunlar yahu etme, kurban olayım etme. Ya Allah, dedim diyor ona kurban olayım. Ben oradan üç toplamadan geçtim bu yüze, şuraya indim, soyundum, abdestimi aldım. Buz gibi uslu, şairliğin üstünde, namazı kılarken kurşun, pirzaf, pirzaf, pirzaf, beni gördüler ya diyor, düşman böyle işte çalıyor diyor, kurşun gelmez düşsün der, bir dahaki b. İyi top attılar diyor. Muzağı gibidelerdi, toplu mermileri dört sene, dört sene devamlı olarak orada harbelerleştiler olan bir ikindi namazı, ikindi namazı akşama yaklaşık kanatılmış. Bir dahaki o eleyerektan geldim, deyince üzerimden kalmıyor diyor. Öteki Medine değişiyor. Aşkından orada çocuğu olsun oğlum be. Aşkından bir Bilmeyeyim, aşkımdan bilmiyorum dedim diyor. Bilmeyeyim Allah dedir gibi gider. Onların kurşun ne ki bana gelecek dedim diyor.
Ondan sonra Taşmış mı tövbe diyor. Yani Allah'ın aşkına taşmış hamlelerinde cihadı küçük zannetme kardeşim. Yetmiş tane akrabasına şehit usta şefaat edecek gaziliğini biliyor musun? Oradan indirirken bir memur almış. Onu da tepeye dokundu mu? Günümüze kadar düşman gelmiş de, istihdamdaymış, çıkmış da kaçıyormuşmuş. Arka üstüne attığım hem sırtına isabet etmiştin. Bak hoca vurduyun kafir ediyor. Falandır kızdın yuvarlanmış. Ben de gazi olduğumu böyle gözümle gösterdi Allah bana diyor. Allah şefaatine nail. Amin. Filaf söylememek, kerahitleri, tarihlere lazım olan şartlar. Filaf söyle kanka siz burada Filaf atma. İki, iki. Filaf söylesem ne olur da? Yalan olur. Yalan olunca ne olur da? Karşıla su kırarak kalmadığımı yavanla imam bürara da kalmaz. Açıktan nişanlı yürekten geleyim. Yalan. Çok bu hatta cahil.
Hacı Hüseyin Efendi'm hocamın aksak al, bizim memlekete gelip de vaaz gelirken, cemaat, Şöyle bir çocuk ağlaya çözülür bizim torunu ya. Torunum ne oğlum, ay ne şey gözüme görünmez. Ben sizden kurban olayım yahu. Getirte bunu. Lisesinin için, ben dostlarım için ölüyorum. Evlattan geçtim. Her şeyden geçtim. Onun için size ne dinlemebilirsem benim karım o yavrum. Ondan sonra, oğul neyse ki diyor, gel çocuğum, ben şeker vereyim, ağlıyorsun olsun diyor. Değer gömümde şeker yoksa, büyüyemezse, yalan söylediği için yetmiş sene Allah hacat edecek. Çocuğa yalan bellettiği için sen de böyle yalanla insanı aldat yavrum yeme oluyor. Yalan bellettiği için yetmiş sene Allah hacat edecek. Şeker olmasa da şeker vereyim diye. Aman yavrum yok diye de yalan söyleyip de yalanla iman bir arada durmaz. Onun için yalan, Allah yalanı dilinize getirmesin ya Rabbi, İslam diyor Allah'ım.
Çok verim amma tükenmez amma geçiyorum, üç. Gıybet etmeyin, salihlar gıybet etmeyin. Ne olur da bağlarlar. Bismillah. Bir de ahir aya devam eder böyle. Gıybet etmek, zinadan daha eşe. Bir kadın geldi ve peygamberimizin evine, peygamberimizin Ayşe annemiz ne kaviliymiş, ne uzun kadınıymış. Yahut da boyu bükük, karnı şişmen ne hacip, ahmaklokmuş deyince gıybet etmiyor ya. O kendini beğenip duruyor. Etmedim ben, kendimde olanı söyledim. Kendimde olanı söylerim, bu gıybet olur? Kendimde olmayanı söylesem möhden olurdu. Tükür ağzını tükürdün mü diyor. Letle leble kanunla et düştü ağzımdan. İşte hocalarımız bilir burada bir küçük yanlışlığım varsa desinler alnının çatında dökeyim. Hep Kuran-ı Kerim'e göre konuşuyorum. Elhamdülillah. Onun için kardeşin ölür de çiğ etini ille yiyeceksin diye sopa vurmaya başlarlarsa yiyebiliriz mi? Kardeşim niye acıyır? Çin etim de bundan eti de yiyebilir mi?
Bundan değil de insan muhterem ya mükerrem olduğu için yenilmez. Bir kara böceğinin eti yenilmez, bir de ölen kardeşin eti yenilmez kardeşim. Acıdığından yenilmez, mükerrem olduğu yenilmez. Siz anlamayacaksınız. Yenemem diyeceğim bunu. Birisi camide toplanan yormuş. Halben demiş ki Hasan-ı Basri, camide Allah'a de Allah'a uç açılır. Camide dilençilik yapılmaz ki demiş. O içinden havasından geçmiş amma. İyice kızartmışlar ve dememişler. Ye şu adamı bakmış mı o dermiş, ben gıybet etmedim demiş. Evliyanın kalbinden geçen de gıybet olur, sen camide demedin mi ki, ona doğru mu camide toplama demedin mi? Kaykıyla sıçradığıyla boyanmış, tövbe etmiş ağlayaraktan o dermişi araıyormuş. Bakmış ki, bir çeşmenin altında fakirliğinden karnı aç, sokumunu, yutartmak yaparak da sizin orada da unutmuş Tayserveler. Onun içine ince dökülen dere otlarını toplayıp da boyun yormuş fakirliğinden.
Onu görünce kopuşmuş Hasan'ı bastı. Allah'a şimdi, kopuşmaya Hasan demiş. Beni demiş camide gıybet ettin. Kızarttılar önüne verdiler de şimdi pişman mı oldun demiş, kaybonuvermiş. Bir gün daha koşmuş, ne yerine beni imtihana gelmiş diyor. Hazin'den getir, terapiye bulur diyor. Salihsin sen yahu. Doğru bize kardeşim. Tövbe olsun, hepsi. Namazı vaktiyle eda etmek, vaktinde namazı durmak, üç amel çok efdal, birisi kafirlerle harp etmek, Birisi annene, babana itaat etmek. Birisi de vaktinde namazını kılmak. Bu üç amelden efdal amel yok. Namazı vaktinde eda etmek. Bu da salihlere lazım olan şartlardan birisi de bu. Bir, fazla Üstadınızdan ders isteyene, oğlum namazını kazayı, orucun kazaysa onları yap da temel, temel muhkem olmak lazım diye, yatakların içinde vardı ya, o temeli demirle, neyle çimentola dondurursan, üstüne kaç kaç yaparsan yapılır.
Buna kalbe müsaadeler, beş kat yapılır, yedi kat yapılır diye. Temel şeriat. Şeriattan bir varmak kadar ayrılırsan tarikattan mani bile mescit kadar ayrılın. İyi bir dinleyelim ki Allah'ımız bizi ıslah etsin, inşallah göstermesin. Bize şeriatsız bir şeyi göstermesin. Şeyban-ı Rai herkese haber verdim. Size de haber vereyim mi? Dinlemez mi? Hocalar bilinler, Rai çoban demek. Şeyban ismi, İmamı Azam'ın şehidi. İmamı Yusuf'la İmamı Muhammed geldiler bir çobanın önünde niye boynumuzu yuttunuz? Çok deyimaklı, yani deyimaklı telefözör gibidir bir muallim Hamdi Hoca. Şu hocamız şu sakalını eliyle ağarttı ya. Bunların yanında ben edepsizlik yapıyorum da. Yani konuşuyorum ya edepsizlik yapıyorum da öyle konuşuyorum. Evet, o Şeybanu Rai'nin bir çobanın evine yay imamı ağızdan anadan süt ister gibi en koyun büktüm be oturuyorum.
Sor bakalım dördümüzün bilemediği bir mesele sor, bilecek mi bilmeyecek mi? Dördümüzün bilemediği bir mesele sor, bilecek mi bilmeyecek mi demiş. İmamı Yusuf da İmamı Muhammed demiş ki bir namaz getirdim. Ama sabah mı, öğlen mi, ikindi mi, akşam mı, yattın mı, saleti vitir mi bilemiyorum. Çünkü bir sene oldu. Geçireni unutmuşsun, hangi namaz Bir sene oldu. Geçireni unutmuşsun hangi namaz olduğunu. Hangisini kutsan da o kazayı ödersem, isyan ettiğiniz için beşine de kaza edecek. Unuttuğumuz için beşinde kazası üzerinde lazım deyince üçü de devrilmişler. Yani, Haşim vah olmuş diyenler. Hac çetesini getirmişler. Bayıktıktan sonra ellerini ötmüşler, bu şeybahanı Nuray Çoban. Bakmış ki cani kebilerden namaz kılıyor. Yahu demişler ki, gittiğimiz boynumuza da geldi, o da namaz kılıyor. Onun şu dağın ardında böyle var demiş bir yazı oraya o boynu bir cüzdan var. Bir daha cızdım gıcık var.
Bir daha bol cızık cızdım üçünün içinden çıkma yayılır orada Ayetel Kürsid de çizdim yahu demiş. Çok ibret alınacak söz, iyi dinleyin. Faydamız olsun. Kimse inanamamış. Yüz boynu var, yetmiş beş boynu var, elli boynu var, yirmi beş var. On boynu olan yine ağlayaraktan geliyormuş yahu. Dur kardeş öyle halı da burada onu satar da daha mı ne alınır çocuklarına vay. Deli çoban hiç ağlama. Bir Ahmet Ağa'nın, yelil koyunu var. O döne döne, o çıkarsa çıkar. Akıllı cızlıktan dışarıya çıkmaz demiş. Tepeyi açmışlar ki Hasan Hoca döne döne yağ, Mevlana buyuruyor bunu. Düne döne yağ diyor. Bak, ha koyunun birini kurt yemiş. Bakın, boğazı muskalı olacak. Ahmet Ağa'nın koyunu geliyor. Varmış derken boğazı muskalı, geri koyun, döne döne çıkmış onu yemiş. Ursula, kuşlar da gözünü koymuş. Yeni yandı niye çıkmamış, işte cızık var demiş. Gayet hep pürüsüyle cızdım. Bir cızık daha var, içinde yayılıyor.
Ona da ben cızdım. Bir cızık daha onunla cızdım. Allah aşkına bu cızıklar ney demiş. Allah aşkına diye yemin verdiniz, o bol cızık Kuran-ı Kerim cızığı. Kim Kuran'dan çıkarsa, Kuran'dan çıkarsa dışarıya, onu şeytanla nefis imansız öldürür, yer onu demiş. Veli olan ancak o cızıkla dışarıya çıkar. Aman gardaşım. Elinizi ayağa üfürsünüz. Gözünüz dışarıya çıkmayın. Ben de bu aralar dinleyip de kendimizi helak etmek.