Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Azimetle Amel 75 Sâmi Sultanım, kurban olduğum, Es'ad Erbîlî Efendi miz sohbet odasına girdiği zaman hiç konuşmazdık, hüngür hüngür ağlardık. Siz şimdi bu makâmm sahi bisiniz, sohbet meclislerimiz niye böyle olmuyor? Niye hüzünlenemiyoruz, niye ağlayamryoruz?" diye sorunca Üstadımız buyurmuşlar ki: "Mehmet Efendi, o dediğin vakitte Konya'da bir banka vardı. Şimdi elli bir banka var." Saymış gibi her şeyi bilir Üstâdımız -bi-iznillah-. Allah bildirirdi ona. Saymışlar; gerçekten elli bir tane banka var. Gözlerimiz taş oldu. Hatta taştan da katı oldu. Ağ lar mı o gözler? Âyette Mevlâ'mız, hakîkat-i hâli ne güzel söylemiş ler: ûlj öjJLs xil jÎ !jl>t?Jl5 ¿f^ ¿Ji ı» jj ^jli c~1j |p^ Jl * J * I I ı* / 5 Î ' j i 1 ? jl i i * Z * o ^j>^ Ji-tj Ul üa öü j^^’ ^ y^t ^ ojI>îîJI jjı Âyet-i kerîmenin meâl-i şerifi şöyledir: "Bundan son ra kalpleriniz katılaştı, taş gibi oldu, hattâ daha da katı oldu. Çünkü taşın öylesi vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır; öyle taşlar da vardır ki şak şak olur ve içinden su çıkar. Yine öylesi de vardır ki, Allah'a olan haşyetinden aşağılara yuvarlanır." (Bakara, 2/74) Gönlümüzün günâhla, mâsiyetle taşlaşmasmdan hatta taştan da daha katı olmasından Allah cümlemizi muhafaza buyursun, haramın semtine yaklaşanlardan eylemesin Mevlâ'm bizleri.

