Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
74 Sohbetler manın ücreti yoktu. Azimetle amel, onu Allah rızâsı için okutmaktır. Vaaz vermek ücretli değil idi. Fukahâmız buna ruhsat verdi. Azimetle amel edeceğim dersen, va azının karşılığında para almaman lâzım gelir. Kıymetli pederim bu konuda bize hiç bir zaman ruhsat ile amel ettirmedi. Tahârette, abdestte şimdi nasıl yapıyorsak öyle sıkı sıkıya azimetle amel etmeyince namazımızı kıldırmazdı. Kendi de dâima ibâdetlerinde azimetle amel ederdi. Bu söylediklerim zorunuza gitmesin. Sami Efendi Üstâdımız (k.s), Kayseri'de sohbet ederken uzun uzun anlatmıştı taharetin önemini. Allah, azimetle amel yerine ruhsatlarla amel ettiğimiz için cümlemizin ku surlarımızı affetsin. Hastaları ziyaret etmek, azimetle ameldir. Gitmesem de olur diyet ruhsatla amel etmeyin. Gönül alıp gönül verirsek her ziyaret adımına üç yüz sevap verilir. Namazı camide kılmak, azimetle ameldir. Her adı mına on sevap vardır. Ruhsata uysan evinde oturur kılmış olursun, cemâat sevâbmdan da mahrum kalmış olursun. Hasta ziyareti namazı camide kılmaktan daha sevabı bol bir amel. Hastanın gönlünü tamir ediyorsun çünkü. Hâlık-ı Zü'l-celâl'in çok sevdiği bir ameldir kar deşin kardeşi ziyareti. Konyalı Dişçi babamız anlatmıştı, merkadı nur olsun; her vakit ruhuna okurum... Orada bulunan Veyiszâde Hacı Mustafa Efendimize de okurum, Mevlânâ Celâleddîn'e, Ladikli Baba'ya, Haşan Efendi'ye hepsine birer fatiha gönderirim. Allah'ımız kabul bu yursun. Dişçi babamız Sâmi Efendimize, "Üstadım Hacı

