Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
62 / Musahabe 4 ---------------------------------------------------------------- taşı aldım, ben de o adama attım. Eceli gelmiş, bir fer- yâd ile ömrü hitam buldu. Kaçmak istemedim değil, fa kat bu delikanlılar benden sür’atli davrandılar, işte hu- zur-ı âlînize getirdiler.. Hazret-i Ömer: - İtirâf-ı cinâyet ettin, kısas lâzım geldi, buyurdu. Delikanlı evvelki sekînetinde berdevâm olduğu halde dedi ki: - Madem ki hükm-i şer’î budur. Sem’an ve tâaten, emîrü’l-mü’mininin emrine itiâat farîza-i zimmettir. Lâkin benim bir küçük kardeşim var, müteveffâ pederimiz ona hayli akça tefrîk etmiş ve küçük birâderimi bana tevdî ile; "Oğlum şu emvâl küçük kardeşinindir. Bunların mu- hâfazası sana aittir.” demiş idi. Ben bu paraları bir yere gömdüm, o mahalli benden başka kimse bilmez. Eğer şimdi kısas emri icrâ olursa o paralar orada kalır. Yetim hakkı zâyî olur. Yarın huzûr-ı RabbiTÂlemîn’de, hak ta- leb edince ben arz-ı mâzeret ederim, fakat üç gün mü sâade buyurularsa gider o emâneti emniyetli bir adama teslîm eder, ondan sonra döner gelir, tesîîm-i nefs eyle rim. Bu husûsda bana kefil de bulunur. Hazret-i Fârûk bir müddet tefekkürden sonra: - Kim bu delikanlıya zâmin olur, buyurdu. Delikanlı hazır bulunanlara dikkatle bakarak Ebû Zerr hazretleri ni işâret ile: - İşte bu zât, dedi.

