Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Mîrâc-ı Nebî / 39 Buyurdular ki: Sonra bana bir kâse hamrden yani şarabdan ve bir kâse sütten bir kâse baldan üç bar dak getirildi. Ben süt dolu bardağı aldım yani sütü alıp içtim. Cibril bana: “İçtiğin süt senin ve ümmetinin fıtratı yani hılkat-iislâmiyesidir."dedi. Yani sütü alıp içtiğinize isâbet ettiniz. Eğer şarabı İçse idin ümmetin dalâlette kalacaklar idi, demektir. Mîrâcdan avdetimde Mûsâ’ya uğradığımda Mûsâ, bana: “Sana ne emrolundu?" deyi suâl etti. Ben de ce- vâben “Gece ve gündüz bana elli vakit namaz emir olundu. “ dedim. Sonra Musâ -aleyhisselâm- “Senin ümmetin elli vakit namaza tâkat getiremezler. Vallahi ben muhak kak olarak nâsı tecrübe eyledim ve Benî İsrail’i şiddetli bir sıkıya tâbi tuttum." Yanı Benî İsrail’in ahlâk-ı zemî- melerinin izâlesi İçin çok uğraştım, demektir. Mûsâ - aleyhisselâm-: “Şimdi sen hemen Rabbine rucû edip ümmetin için tahfîf buyurmasını Allah teâlâdan niyaz eyle." dedi. Ben de müracaatla niyaz eyledim, on vakit namaz tenzil olundu. Böyle böyle defaâtle Mûsâ -aleyhisselâm-’a ru cû ve.o da daha tenzilini talep etmesini, çünkü ümmetin bu namazı kılamayacağını ve buna tahammül edeme yeceğini söylemesi üzerine -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz tekrar Hak sübhânehû ve teâlâ hazretlerine düşmek lâzım gelse doğru Kâbe-i Muazzama'nın üstüne ineceği ri- vâyet edilmiştir.

