Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
40 / Musâhabe 3 --------------------------------------------------------------------- rucû, müracaat ve niyaz eyledi. Her defâsında on vakit tenzîl buyuruldu. Her gün on vakit namazla emrolundu. Yine buyurulur ki: Dönüp Mûsâ’ya geldim. Mûsâ bana evvelki mütaleâsını söyledi. Ben de Cenâb-ı Al lah’a arz u niyâz eyledim de bu defâ beş vakit namazla emrolundum. Bunun üzerine Mûsâ'ya dönüp geldim. Musa - aleyhisselâm-r “Ümmetin her gün beş vakit namaza muktedir olamaz. Muhakkak ki senden evvel ben nâsı tecrübe eyledim. Rabbine tekrar müracaat edip ümme tin için daha tahfifini niyâz eyle. ” dedi. Ben de cevaben: Rabbim teâlâya çok niyâz eyle dim. Tâ ki bir daha arz-ı niyâz eylemekten utanırım. Bir daha müracaat edemeyeceğim ve bu beş vakit nama za râzı ve buna teslim olacağım, dedim. Sonra ben Mûsâ’nın bulunduğu mahalli geçtiğim de bir münâdi; yani Hak sübhanehû ve teâlâ azze ve ve celle hazretleri: “Ben beş vakit namazla farizamı imza ve irâde ey ledim ve kullarımdan tahfif eyledim.’’ diye nidâ eyledi. İşte beş vakit namazın Ümmet-i Muhammed üzeri ne farz olmasına irâde-i Sübhâniye şeref-i teallûk eyledi. Cebrâil -aleyhisselâm- Sidre’de kaldı. Çünkü, Sid- re'den öte bir parmak ucu yaklaşmış olsaydım yanar dım, demiştir. Sidre’yi, İlâhî bir nûr kaplamıştı. Sid-

