Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Dua / 221 Ashabdan bazı kimselerin: “Ya Rasûlallah! Rabbi- miz bize yakın ise gizli duâ edelim ve eğer uzak ise büyük sedâ ise çağıralım.” demeleri üzerine bu âyet-i celîlenin nâzil olduğu mervîdir. Veyahut yahûdilerin: “Ya Muhammedi -sallallahu aleyhi ve sellem- Sen yer ile gök arasını pek uzak ha ber veriyorsun. Rabbimiz duâlarımızı nasıl işitir?” de meleri üzerine nâzîl olduğu mervîdir. Fahr-i Râzî, Kâdî ve Hâzin’in beyânlarına naza ran bu âyetin sebeb-i nüzulüne göre mânâyı âyet: “Ey Rasûlüm! Benim kullarım sana benim evsâ fımdan sual edip “Rabbimizin lutfu bize yakın mı? Du amızı kendi nefsimizde gizli mi yapalım, yoksa uzakta mı? Duâmızı yüksek sedâ ile mi yapalım?” dediklerin de sen onlara benim tarafımdan cevap ver. Ben onla rın gizli duâlarını işitirim. Zîra benim ilmim onlara pek yakındır. Binâenaleyh onların İşlerini bilirim, sözlerini işitir ve hallerine muttalî olduğumdan duâ eden kimse nin duâsı ihlâs üzere olursa icâbet ederim. Şu halde onlar benden icâbet talep etsinler, ben de onlara icâbet ederim ve senin vâsıtan ile onları îmâna dâvet ettiğim de derhal îmân etsinler. Zîra ben onların duâlanna icâ- bet edince onların da benim dâvetime icâbet ve emri me itaat etmeleri vâcibdir ve onlar icâbet edince doğru yolu bulmaları me’mûldür.” Duânın kabulü üç şeye mütevakkıfdır: 1- Kazâya muvâfık olmak. 2- O kimse hakkında duânın kabulü hayırlı olmak. 3- İstenilen şey muhâl olmamaktadır.

