Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
ilmin Fezâili / 65 “Allahu Teâlâ Rasûl göndermek isterse melekten gönderir. Beşerden rasûl ittihaz etmez.” derlerdi. Cenâb-i Hak Azze ve Celle bu âyet-i celîle ile onla rın itikadlarını reddetmiştir. Ehl-i Mekke, Yehûd ve Nasârâ’ya ehl-i kitâb olduk larından hüsn-i zan ile sözlerine inanırlardı. Hazret-i Mûsâ ve isâ’nın onlara rasûl olduklarını bilirlerdi. Onlar da beşer olduklarından ehl-i kitâbın ulemâsından suâl etmeleri emrolundu kİ, şübheleri zâil olup îtîrâzdan vaz geçerler. Ve beşerden Rasûl olmak yalnız Muhammed aleyhi's-selâm'a mahsûs bir hâl olmadığını bilmiş ola- lar. Beyzâvi’nin beyânı veçhile: Bilumûm insanları dâvet için rasûlun ancak ricâl- den oiup kadından veya melekten olmadığına bu âyet-i celîle delâlet ettiği gibi, bilinmeyen bir mesele hakkında ehl-i ilme mürâcaat etmek vâcib olduğuna da delâlet eder. & Muâz -radıyallahu anh-, Hazret-i Peygamber -sal lallahu teâlâ aleyhi ve sellem-’den rivâyet eder: Buyur muştur ki: ' “İlim öğrenmekle Bâri Teâlâ’nın azamet ve celâlini bilip havf u haşyet hâsıl olur. İlim talebi ibâdettir. İlmin müzâkeresi teşbihtir. İlim den bahsetmek cihâttır. Ve bilmeyene öğretmek sada kadır. Ve ehlini bezletmesi kurbettir. İlim, helâl ve hara mın nişancısı ve ehl-i cennet yoiunun delilidir. İlim hay-

