Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
NİMETLERE KARŞI ŞÜKÜR ı Cenâb-ı Mevlâ Hakk - celle ve alâ - Hazretleri Kur’an-ı Azîm ve Kelâm-ı Kadim’inde Allah’a karşı gurûrunuz sizi aldatmasın.1 buyurmuştur. Yani lanetlenmiş şeytan sizi benim afv ve mağfiretimin çokluğu ile aldatıp tertemiz şeriatımın sırları dışarısına çıkarmasın. Gerçi Cenâb-ı Hakk’ın afv ve mağfireti çoktur. Lütf ve keremine niha yet yoktur. Merhamet ve inayeti boldur. Lâkin dünyada olduğu gibi âhirette de şer’-î kanununun hükmü değişmez, yürürlükten kaldırılamaz. Değerinden hiçbir şey kaybet mez. Ne kadar şefkatli, merhametli ve iyiliksever olursa olsun bir hâkim, kanunun hükmünü değiştiremez. Velev kendi çocuğu aleyhine bile olsa adaletin hükmünü yerine getirmekten geri durmaz. İşte Cenâb-ı Hakk bu gerçeği bi ze açıklıyor. Yani benim zâtıma mahsûs merhametime al danıp da şer'î kanunlara aykırı hareketlerde bulunmayı nız. Çünkü cezalandırılırsınız diyor. Burada bir mes’ele akla gelebilir. Şöyle ki, şeriata ay kırı hareketlerde bulunmayan bir insan için yine de afv ve mağfirete ihtiyaç duyulur mu sorusuna cevap olarak: Evet, herkesin bildiği gibi kendisine nimet verilenin, nimet verene teşekkürü vâcibtir. Nimete karşılık teşekkür etme yen kişiye nankör denilir. Hakkındaki nimetler kesilir, ve rilmez. Bu duruma göre Cenâb-ı Hakk Teâlâ ve Tekaddes Hazretlerinin kullarına lütfettiği sayıya ve hesaba sığma yan nimetlerini dikkate alalım, Mesela vücud organları nın, sağlık ve afiyetin, mal ve servetin, ekmek ve nimetin, buna benzer inayetlerin birer birer kadr ve kıymetlerini düşünüp değerlendirelim. Sonra da kendimizin bunlara karşı teşekkürlerini yani mal ve bedenle gösterdiğimiz fe dâkârlığı karşılaştırıp tartalım. Acaba kaç binde bitini ye rine getirmeye muvaffak olabiliyoruz? Bununla beraber Cenâb-ı Zat-ı Bari Hazretleri bizden nimetlerini kesmiyor ve eksiltmiyor. Tertemiz şeriatından ayrılmayan acz ve 363

