Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
MUHABBET VE MÜRŞİDİN NAZARI Evvelâ, letâif-i aşerenizi1 Cenâb-ı Hakk’ın selâmıyla muştular, kalb evinizi de gıyabda dualarla münevver ey lerim. 1. Letâif-i aşere için bk. 37. Mektup, . 2. eş-Şuarâ, 89. İkinci olarak, 9 Nisan tarihli afiyet ve âtifetinizi bil diren bir kıt’a iltifat dolu mektubunuzu alıp şükran ile okudum. Hakkımdaki yüce merhametlerinize müteşekkir oldum. Allah muvaffak buyursun. Din ve dünyâca bahti yar olasınız, âmin. Yüce fikirlerinizin ilerlemeye kabiliyetli bulunmakla beraber meşguliyetinizin çokluğundan infiâlinizi Hakk Teâlâ Hazretleri geçerli özür olarak kabûl buyursun. Arzu baharınıza emel goncalarıyla misk yağdırsın, âmîn. Şunuda arzedebilirim ki, tarikatta feyz alma ve ilerle me yalnız zikir ve evradın çokluğuna bağlı olmayıp kalbi ve samimî muhabbetin de büyük te’sîri bulunduğu erbabı na mâ’lûm ve âşikârdır, Meşâyıh-ı kiramdan bazısı «Şeyhin bir nazarı kırk çileden daha evlâdır.» sözüne ilâveten «fey ze nail olmak için mürşid-i kâmilin nurlu nazarlarını da feyz ve terakki vesilesi kabûl etmişlerdir. Şu kadar var ki, o nazarı kazanmak ve o sayede şeriatın özüne nâil olmak için sâlikin evvelâ şeriatın zahirine tam bir itâat ve tesli- miyyeti, sünnet-i seniyyeye bağlılığı şart sayılmıştır. Zira malûmdur ki Cenâb-ı Hakk’a itaat etmeyen, şer’î emirleri nazar-ı itibâra almayan âsîler hiçbir zaman ve mekânda şeriata hâdim olan evliyaullah’m inâyet gözüyle baktığı kimselerden olmaz ve olamaz» buyurmuşlardır. Cenâb-ı Hakk ve Feyyâz-ı Mutlak Hazretleri sizi ihlâs ve muhab bet dairesinin mumu eylesin. O günde ne mal, ne eylâd fayda verir, ancak kalb-i selîm müstesna,2 âyet-i celîle- sinin sırrına mazhar eylesin âmîn. Bâkî, es-selâmulaley- küm. 123

