Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
103 Allâh Rasulü'nün Hadislerindeki İrfân Hâzineleri zikir için olsun dâima cemaatten ayrılmamalıdır. Bir sefer [yolculuk] bile murad olunduk da kezâlik sulehadan müteaddid refîk [sâlih yol arka daşları] aramalıdır. 878. Her şey için bir anahtar vardır. Cennetin anahtarı ise fukara ve mesâkîni [fakir ve düşkünleri] sevmektir. 879. Bir kimse hub ve buğzunu [sevgi ve nefretini] men' ve atâsını [men etmeyi ve ihsanını;] hâlisan Cenab-ı Allâh rızası için ederse; tahkîken imanını kâmil etmiş olur. 880. Mümin mümin için duvar gibidir. Birbirinden kuvvet alır. Filhakika [hakikaten] ne büyük hikmettir ki, müminler kemal-i ihlas ve muhabbetle yekdiğerine rabt-ı kalp edince [kalbini bağlayınca]; maddî olsun, manevî bulunsun zuhûr ve sudûru me’mul ve melhûz [meydana gelmesi düşünülen ve muhtemel] olan mekâyid u mefâsid-i a'dâdan [düşmanların fesat ve tuzaklarından] masûn ve mahfûz olur [ko runmuş olurlar]. 881. Hasbeten-lillah [Sadece Allâh rızası için] yekdiğerine muhabbet eden müminler, etrâf-ı arş-ı azimde [Arşın etrafında] yakuttan musanna' [yakutla süslenmiş] kürsüler üzerinde otururlar. 882. İnsan sevdiğiyle haşr olunur. 883. Yalnız bulunmak, kötü refiklerle [arkadaşlarla] bulunmaktan ve sulehâ ile refâkat [arkadaşlık], yalnızlıktan hayırlıdır. 884. Mümin-i kâmilden başka kimseyle musahabe [dostluk] etme. 885. Nefsin için sevdiğin hayrı, nâs için dahi sev; o halde Müslim-i kâmil olursun. 886. Fukara ve mesâkîni [Yoksul ve düşkünleri] seviniz ve onların mecâlisinde [meclislerinde] oturunuz.

