Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
ahla k Sümbül Zade Setreder aybını insanın hep Ne güzel câme (elbise) imiş sevb-i edep (edep elbisesi)." demiştir. Tasavvuf ve tarikat ehillerinin amacı, saliki, Hakk'a ve halka karşı hem zahirde hem de bâtmda, zerâfet ve nezaket le ahlâk-ı hamîdiyyeye eriştirmektir. Abdül Vehhap Şârânî (k.s) "Letâifü'l-Minen" adlı eserin de: "Bütün insanların edebi velilerin edebine nisbeten derya dan bir katre (denizden bir damla) dir. Velilerin edebi, pey gamberlerin edebine nisbeten deryadan bir katre; peygambe rin edebi de Peygamberimiz (s.a.v)'in edebine nisbeten, der yadan bir katredir." buyurmuştur. Alemlerin Efendisi Fahri Kâinât, Muhammet Mustafa (s.a.v)'nın Edeb-i Seniyyeleri Sa'd bin Hişâm (r.a), Aişe (r.a) annemizden Rasûlullah'ın ahlâkını sorar. Müminlerin annesi: "Siz hiç Kur'an'ı okuma- dımz mı?" buyurur. Sâ'd bin Hişam, "Okudum." deyince va lidemiz Aişe (r.a): "İşte Rasûlullah'ın edebi, ahlakı Kur'andan ibarettir." der. "Beni Rabbim terbiye etti de edebimi ne güzel eyledi." hadisinde "Münavî", "Eddebeni Rabbî" (Beni Rab bim terbiye etti.) sözünü, "Bana güzel ahlak ve ilim, zahir ve bâtın güzellikleri ihsân etti." şeklinde yorumlar. "Fe ahsene te'dîbî", edebimi ne güzel eyledi hadisine de: "Hiç kimseye nasib olmayan vehbî (Allah vergisi) ilimler, kulluk edebi ve güzel ahlak ile tezyin etti." şeklinde mânâ verir. "Vallahi eğer benim bildiğimi bilseydiniz; çok ağlar, az gülerdiniz. Yollara çıkar yüksek sesle Rabbinize feryat ile ilti- 111

