Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
30 / Hazret-i Yûsuf “İnsan dilinin sürçmesinden dolayı uğrayabileceği musibete ayağının sürçmesi ile uğramaz. Zîrâ, ağızdan çıkan söz insanın başını götürebilir. Halbuki ayağının sürçmesinden hâsıl olan yarası zamanla iyi olur. ” Burada Yûsuf’un kardeşleri tarafından kırlara götü rülmesinde akıl sâhiplerine şu işâretler vardır: Kalb (Yûsuf), rûhun (Yâkub’un) nezâreti ve himâ yesi altında kalır ve ruh diğer his ve kuvvetlere (Yû suf’un kardeşlerine) hâkim olur ve Yûsuf’u onların Yâkub'tan uzak olmalarından istifâde ile hayvânî duy gularını tatmine fırsat vermemek için onlarla gönder mezse onlardan gelecek tehlike ve desiselerden ancak emîn olabilir. Çünkü onlar Yûsuf’u yalnız bulunca mu hakkak bir kötülük edecekleri meydandadır ki onun için babasından uzağa götürmek istemektedirler. Kalb, rûhun nazarlarından ve himâyesinden uzağa düşerse şeytan kurdu ona musallat olur. Ve onu istediği gibi çeker-çevirir. Onu helak eder, insanlık hassâlarının helak olması, kalbinin helak olmasına bağlıdır. İnsanın kurtuluşu da kalbin rûhuyla ve diğer letâifiyle zikrullaha müstağrak olup hakîkî hayata kavuşmasına bağlıdır. Akıl sâhibine gerektir ki, çocuklar gibi dünya ile oy namaktan vazgeçsin. Çünkü dünya oyun ve oyuncak tan ibârettir, aldatır. Fitneleri ve âfetleri çoktur. Hevâ ku yusuna düşmemek için nefsin arzularını terk etmekten başka çâre yoktur. Hevâyı def etmenin çâresi de mâsi- vâya meyli def edip Hakka yönelmek ve zikrullaha de vam etmektir.

