Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Halîfe Seçilmesi / 87 - Ey Cemâat! Susunuz, durunuz, başınıza bir iş çı karmayınız. Ben düşündüm, taşındım lâzım gelen ile müşavere ettim, dedi. Hemen Hazret-İ Ali -radıyallahu anh-’i çağırdı. Abdurrahmân bin Avf ona: - Allah’ın kitâbı ve Rasûlünün sünneti üzere ve on dan sonra iki Halifenin sîreti üzere amel edeceğine Al lah ile ahd ü mîsâk et, dedikte Hazret-i Ali de: - Umarım ki, ılm ü tâkatım erdiği kadar amel ede rim, dedi. Abdurrahmân da iki kerre daha bu suâli îrad etti. Hazret-i Ali -radıyallahu anh- yine öyle cevab ver di. Hazret-i Ali’nin cevâbı savâb ve muvâfık-ı hikmet ise de vakit pek nâzik olmakla öyle kayd ü şart, takayyüd ve tevakkufa müsâid değildi. Binâenaley Abdurrahman İbn-i Avf hemen Hazret-i Osman -radıyallahu anh-'ı çağırıp ona da üç kerre Haz ret-i Ali’ye dediği gibi demekle Hazret-i Osman tevak- kufsuz: “Evet öyle amel ederim” demekle Abdurrahman Hazretleri başını kaldırıp eli Hazret-i Osman'ın eli üze rinde olduğu halde: -“Yâ Rabb! Şâhid ol! Boynumdaki emâneti Os man’ın boynuna koydum, Allah’ın, Rasûlünün ve halife lerinin yolu üzere sana bey’at ediyorum” dedi ve orada muhacirin ile ensâr da bey’at ettiler. Sonra Hazret-i Talha geldi. Hazret-i Osman’ın ya nına girdi. Hazret-i Osman ona: “Muhayyersin, ister isen bey’at eyle ve eğer ibâ edersen emr-i intihâbı iade ederim” dedikte Talha: “Herkes sana bey’at etti mi?” di ye sordu. "Evet” demekle Talha da: “Ben de râzîyım,

