Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
86 / Hazret-i Osman arab ve ümerâ-yı askerî ile buluşup görüşdü. Efkâr-ı nâsı anlamak için dolaşdı. Sonra Zübeyr ile Sa’d ibn-i Ebî Vakkas’ı çağırıp re’ylerini sordu. Zübeyr “Re’yim Ali içindir” dedi. Sa’d da: “Bence Ali evlâdır, eğer sen ken dini ihtiyar edeceksen pek âlâdır. Bey’at et de bizi sıkın tıdan kurtar” dedi. Abdurrahman bin Avf da “Ben hilâfetten kendimi hal’ettim. Hilâfeti kabûl etmem, Ebû Bekir ve Ömer’den sonra kim halîfe olsa nâs ondan hoşnud olmaz” dedi. Sonra Abdurrahman bin Avf, Hazret-i Ali ile gizlice görüşdükten sonra Hazret-i Osman ile de merdâne vakt-i fecre kadar görüşdü. Sabah namazından sonra ashâb-ı Şûrâ’yı mescide dâvet etti. Mescid-i Şerîf dol du. Abdurrahman bin Avf, toplanan cemâatin reyini sordu. Ammar bin Yâsir -radıyallahu anh: - “Eğer müslimînin ihtilâf etmemesini istersen Ali’ye bey’at eyle” dedi. Mikdâd bin Esved de onu tasdîk etti. Osman -radıyallahu anh-’ın süt kardeşi Abdullah ibn-i Sa’d ibn-i Ebî Şerh de: "Eğer Kureyş’in ihtilaf etmeme sini istersen Osman'a bey’at eyle” dedi. Abdullah ibn-i Ebî Rabîa da onu tasdîk etti. Ammar bin Yâsir, Abdul lah ibn-i Ebî Serh’i tekdir etti. O dahi ona acı sözler söy ledi. Huzzârın bir fırkası onu ve diğer fırkası bunu te- sahhub edip cidâle başladılar. Sözler çoğaldı, fitne emâreleri göründü. Sa’d İbn-i Ebî Vakkas hemen: - “Yâ Abde'r-Rahman! Fitne ve fesâd zuhûr etme den bir karar ver, işi bitir” dedi. Abdurrahmân bin Avf da:

