Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Halîfe Seçilmesi / 83 hânede topladı. Ebû Talha -radıyallahu anh- de kapıda bekledi. Suheyb-i Rûmî -radıyallahu anh- de evkat-ı hamse’de imâmet ederdi. Mısır emîri Amr İbnü’l-Âs ile Küfe emîri Muğıre bin Şu’be de Medine’ye gelip Şûrâ hânesi kapısında durdular. Bunların bu babda bir gûnâ memuriyetleri olmadığından Sa’d ibn-İ Ebî Vakkas -ra- dıyallahu anh- ikisini de oradan savdı. Onlar da üst per deden mücâdele etmekle aralarında söz uzadı. Kibâr-ı Kureyş arasında mübâyenet ve bürûdet hâsıl oldu. Hal buki bütün eşrâf-ı arab ve ümerâ-yı askeriyye şûrâ meclisinin vereceği karara muntazır idiler ve vazıyet pek nâzik idi. Kapıda nöbet bekleyen Ebû Talha Ashâb-ı Şûraya hıtâben “Ömer’in canını alan Allah hakkı için size üç gün den fazla mühlet vermem, hemen ne yapacaksanız bu müddet zarfında yapınız” deyip üzerlerine kapıyı kapadı. Evvelâ Abdurrahman bin Avf bir hutbe ile, ihtilâf-ı ârâdan içtinâbın lüzûmuna dâir söz söyleyerek ittihâd-ı efkâra davet eyledi. Efkâr-ı umûmiye de heyecan üze re idi. Abdurrahman bin Afv’ın nasihati üzerine Osman bin Affân, Zübeyr ibnüTAvvâm kemâl-i ihlâs İle onun dâvetine icâbeti beyân eylediler. Sonra Sa’d İbn-i Ebî Vakkas Hazretleri de bir hutbe okuyup Medine’de bu lunmayan Talha’nın kendi re’yine râzî olacağına müte- ahhid olduğunu beyân ile Abdurrahman bin Avf’a: - "Yâ Abde'r-Rahmân bin Avf! İş şendedir. Hemen işe hâlisâne yapış ve hayırhâhâne çalış!” dedi. Sonra Ali -radıyallahu anh-’de: - "O Allah’a hamd olsun ki içimizden Muhammed -

