Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
338 / Bakara Sûresi Tefsiri meleklerdir.” Elbette bunda size kafi bir alâmet vardır. Eğer îman eden kimselerseniz. Tâlût ordusuyle ayrılıp çıkınca dedi ki: “Muhak kak ki Allah sizi bir ırmakla imtihan edecekdir. Kim ondan içerse benden değil, kim de onu tutmazsa bendendir. Eliyle bir avuç alanlar başka. Derken ır mağa varır varmaz içlerinden birazı müstesnâ diğer leri ondan içdiler. Nihâyet o (Tâlût) ve beraberindeki mü’minler o ırmağı geçdiler, geçmeyenler dediler ki: “Bugün bizim Câlût’a ve ordusuna karşı duracak takatimiz yokdur.” Bir gün muhakkak Allah’a kavu şacaklarını bilenler (ve hükümdarlarına itâatla ırmağı geçenler ise): “Nice az topluluklar vardır ki adedi çok topluluklara Allah’ın izniyle galib gelmişdir. Allah sabredenlerle beraberdir” dediler. Onlar Câlût’a ve askerlerine karşı çıkdıkları za man dediler ki: “Ey Rabbimiz, bizlere sabrı, verdikçe ver, ayaklarımızı sâbit kıl, bu kâfirler güruhuna karşı bize yardım et.” Derken Allah’ın izniyle onları bozguna uğratdılar. (Mü’minlerin arasında bulunan) Dâvud da Câlût’u öldürdü. Allah da ona saltanat ve hikmeti verdi ve daha diğer bazı şeyleri öğretdi. Eğer Allah insanların bir kısmını diğer bir kısmı ile önleyip savmasaydı yer yüzü muhakkak fesâda uğrardı. Fakat Allah, âlemlere karşı büyük fazi u inâyet sahibidir. Bunlar Allah’ın âyetleridir ki, Habibim onları sana hak olarak okuyoruz. Hiç şüphe yok ve muhakkak ki sen, gönderilen peygamberlerdensin.

