Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Hz. Selmân-ı Fârisî / 141 Müstehab olan ibâdetlerin îfâsı, bedenî ve ruhî kuv vetlerimizin zıyânı ve inkisarını mûcib olmamalı ve vâcib olan asıl vazifelerimizin îfâsına mâni olacak bir dereceye varmamalıdır. Buhârî’ye göre nâfile olarak oruçlu bulunan birisine bir din kardeşi orucunu bozdurmağa yemin etse de bunun üzerine o kimseye orucunu bozmak hayırlı görülse ve boz sa kaza lâzım gelmez. Buhârî’ye göre bu yemin o kimse için bir özür oluyor. Selmân, Ebu’d-Derdâ, Mücâhid, Şâfiî, Ahmed ve İshak’a göre kaza lâzım gelmez. Diğer tarafda Ebû Bekir, Ömer, Ali, İbn-i Abbas, Câbir, Aişe ve Ümm-ü Seleme -radıyallahu anhüm-’den kaza vâcib olduğu rivâyet edilmiştir. Haşan Basrî, Ebû Hanîfe, İmam Malik hazaratının mezhebleri de böyledir. Bunlara göre şürûıyle iltizam edilen bir ibâdet iftar halinde kaza ile ikmal ve telâfi edilmelidir. Bundan başka hadîs’de muâhâtın meşrûıyyeti, ihvan ile âşinâları ziyâretin bir edeb-i dînî olduğu, bir lüzum üzerine ecnebiyye ile görüşmenin cevâzı, hayırdan ve vazifeden ğaflet eden bir müslimin irşad edilmesi hükümleri de istifâde edilmiştir.92 92 Tecrid-i Sarih Tere. 6/293-295. Sultanu’l-Kevneyn -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hazretleri Selmân-ı Fârisî -radıyallahu anh-’i Ebu’d Derdâ -radıyallahu anh- ile kardeş eylediklerinde Ebu’d-Derdâ’ya hitaben: ■ «~ Selmân senden efkahdır!» buyurmuşlardır. Bilâhare Ebu’d-Derdâ -radıyaiiahu anh- Şam’da ve Selmân-ı Fârisî

