Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
140 / Ashâb-ı Kiram 1 -------------------------------------------------------- 2- Zâtî hak, 3-Aile hakkı, 4- Konu-komşu hakkı, Komşuluk uzak ve yakın olabileceğinden, buna ahlâkçılar «vatandaşlık hakkı» derler ki, millî hudûd dahilinde yaşayan kardeşlerinin müdafaa ve muhafazası için yekdiğerinin mütekabil hakları demektir. Her hak, bir vazife mukabili bulunduğundan hadîs-i şerifte: Her hak sahibine hakkı verilmelidir» emriyle de bu vazifelere işâret buyurulmuşdur. Bu hak ve vazifelerin en mühimmi de Halik Teâlâ ve Tekaddes Hazretlerine olan kulluk vazifesidir. Ufak bir zerreden en heybetli kümelere kadar bütün kâinatın gâye-i hilkatlerine göre bir vazifenin, bir seyr ü hareketin esiri oldukları göz önünde dururken insanın da bu umûmî hareket kanunundan kendisini müstesna tutması asla doğru değildir. Kitab-ı Mübînimiz bu umûmî hareketi Hâlik’a karşı ibâdet mahiyetinde bildirmişdir. Vâkıa insanın, vazifesini kendi ihtiyârıyle yapması Cenâb-ı Hak tarafından kendisine verilmiş bir imtiyazdır. Fakat beşerin bu imtiyazı, bu ihtiyârı kendisinde İlâhî bir fıtrat olan vazife temayülünü söndürmüş müdür? Hayır! Belki vazifeye büyük kıymet veren irademiz vazife aşkını da alevlendirmiştir. Bu cihetle insanın mukaddes hislerinin en şereflisi, Hâlik Teâiâ'ya karşı duyduğu vazife hissidir. En mes’ûd zamanı da, bu mübârek vazifesini yaptığı aziz günlerdir.

