Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
82 / Yansımalar - “Beni mazur görün; nehrin kenarında bekliyordum. Bir sal, bir kayık gelecekti, ona binecektim. Fakat ne sal, ne kayık geldi. Orada bir ağaç vardı. Ağaç nasıl olduysa kendi kendine devrildi, tahta parçaları oluştu. Tahta parçaları bir araya geldi. Bir kayık oldu. Ben üzerine bindim geldim.” deyince, o inançsız öyle bir kahkaha atar ki nerdeyse yere devrilecektir. Sonra İmam-ı Âzam (rh.a.)’a, - “Hiç, ağaç kendiliğinden devrilir, sonra tahtalar oluşur, sonra bir araya gelir, sal olur mu? Sence bu mümkün müdür?” der. İmâm-ı Âzam (rh.a.)’ın beklediği cevap tam da budur. İmam-ı Azam (rh.a.), - “Nasıl kî bir ağaç, kendi kendine devrilip, tahta parçaları oluşup, bir araya gelip sal olmazsa, semâvât ve arz da kendi başına meydana gelemez.” deyince, herkes onu takdirle karşılar. “KÜN” eniriyle her şeyi bir nizam’ ve intizam içerisinde var eden Allah’a nasıl olur da inanılmaz? Bu “KÜN” emriyle yedi kat sema, arz, her şey bir düzene tâbî olmaktadır.

