Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
80 / Yansımalar I. ALLAH KATINDA HAK DİN İSLÂM’DIR Din-i mübîn-i İslâm elbette ki haktır. Fakat hak oluşunu evimize girerken, evimizden çıkarken, evimizde otururken, yemek yerken kısacası gündelik hayatın bütün safhalarında idrak etmeliyiz. Ve idrak ettiğimiz bu güzellikleri ve İç huzurunu, inançsızlık içerisinde kıvranan kimselere anlatmak dinî bir vecibedir, zorunluluktur. Tasavvufı eserlerin hemen hepsinin giriş kısmında şöyle bir tavsiye vardır: Evvelâ mürîd, itikadını tashih edip itikadî noktada güçlü ve kuvvetli olmalıdır. Bütün tasavvufî çabalar, inancın güçlü ve kuvvetli olması içindir. İslam Allah’ın Kullarına Büyük Bir Lütfudur Kehf Suresinde Cenâb-ı Hak, yedi gencin imanını şu şekilde vasfediyor. “Şüphesiz ki onlar Rablerine iman eden birkaç genç yiğitti; Biz de onların hidayetlerini artırdık.” (Kehf, 18/13) Küfürden imana dönen kimseye “mühtedî” denilir. Hidayete ermek, iman etmekle birlikte İslam ile de hidayete ermektir. İslâmî hayatı yaşarken, Allah’ı görür gibi taat yapmak sûretiyle ihsan erbabına dâhil olabilmek ise Allah’ın kullanna büyük bir lütfudur. İnanç Zayıflığı Şüpheciliğe Yol Açar İslâmî esasları yaşayan ama içinde gizli bir nifak ve inançsızlık taşıyan kimselere rastlıyoruz. Bu kimseler ibadetlerini de îfa etmelerine rağmen,

