Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
1 70/Yansımalar rızâke matlûbî", “Allah’ım, arzum ve isteğim Senin uzandır.” denir. Bu zikir hakkıyla yapılınca iman, kemal bulur, olgunlaşır. Nefy ti isbâtta, Allah’tan gayriye meyletmemek ve sevilen her şeyi, sadece O’nun rızası için sevmek, en çok riayet edilmesi gereken husustur.” İnsanların Bir Kısmı Dünyayı Bir Kısmı da Uhrâyı İster Bizi her an gözetleyen Rabbimizin sevgisi her şeyden fazla olduğu ân gönle tecellîler yağmaya başlar. Böylece kul ile Rabbi arasındaki yetmiş bin zulmet, yetmiş bin de nûrdan olan perde kalkar. Bu hâli yaşayan kimse dünyayı bir cîfe gibi görür. Gönlü ve gözü, ne dünya da ne de ukbâdadır. Sadece Mevla’sını arzular. Bir kısım insanlar dünyayı ister, bir kısım insanlarsa uhrâyı. Allah’ın dostlarıysa Mevla’yı taleb ederler. Bu, Allah’a, kalben ve rûhen yakın olan mukarrebûnun halidir. Üveysîlik Üveysî, görmediği halde Muhammedi ruhaniyetten istifade eden kimse demektir. Bu mânâda hepimiz üveysî meşrebiz. Çünkü hiç birimiz Peygamberimiz (s.a.v.)’i görmedik. İlâhî feyzin kaynağı, O (s.a.v.)’dur. Cenab-ı Hakk, feyzini, O (s.a.v.)’nun gönlüne lütfeder, O (s,a.v.)’nun gönlünden dağılır. O (s.a.v.)’na rûhânî yönden varis olan insanlar ise, bu İlâhî nuru ve feyzi bize kadar getirmektedirler. Bir kısım kimselere Efendimiz (s.a.v.): “Senin, mürşidin Benim.” buyurur ve üveysî yolla onlann

