Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
38 / Yansımalar halde niçin bir türlü alaka kuramıyoruz? Neden kaynaklanıyor bu kopukluk? Neredeyse hemen hepimizin cep telefonu var. Telefonumuz bazı yerlerde çekerken, bazı yerlerde çekmiyor. “Acaba bu telefon niye çekmiyor?” diye soruyoruz Bir dağ önüne geliniyor, o dağ sebebiyle çekmiyor ve benzeri bir takım cevaplar veriyoruz kendimize. O zaman bu “hablü*l-verid”in bir ucu Halikımızda ise biz neden O (c.c.)’nunla alaka kuramıyoruz? Nefis dağlan engel olduğu için. Eğer süzülmek, seçkin insanlar topluluğundan olmak istiyorsak; nefsimizi emmâre halinden, mutmainne, râziyye, merziyye haline getirme zorunluluğumuz var. Ey Süzülen ve Doğrulan Nefis! Nefs-i levvamede olan, Allah (c.c.) korkusuyla kötülüğü yapsa bile kendisini kınar; nefs-i mülhimede bazen nûr, bazen zulmet olur. Öyle bir hal gelir ki, ağlar, sızlar, yanar, yakılır. Sonra bir an olur bunlann hepsi kaybolur. Nefis mutmainne haline eriştiği zaman süzülür. “Ey süzülen ve doğrulan nefis! Dön Rabbine! Sen Rabbinden, Rabbin de senden razı olarak.” (Fecr, 89/30) Bir kere yaratılışımız olarak; su, hava, ateş ve topraktan mürekkebiz biz. “Sizi topraktan halk ettik. Tekrar toprağa döneceksiniz, yeniden oradan, topraktan bir çıkışla çıkacaksınız.” (Tâ- Hâ, 20/55) buyuruluyor. Şu vücudumuzda; su, hava, ateş ve toprak bulunmaktadır.

