Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
24 / Yansımalar (s.a.v.) buyurdular ki: “Sen bu mahcubiyet içinde iken başını sarığınla beraber yere koyman lâzımdır ki râzı olayım.” Hallac-ı Mansur’u idama götürdükleri zaman Efendimiz (s.a.v.)’in bu sözünü hatırlar. Keşke Fatımâ’nın Devesine Tekme Vurmasaydı Ali Efendimiz (k.v.)’e ganimet olarak iki tane deve verilir. Hz. Ali (k.v.), devenin bir tanesini Efendimiz (s.a.v.)’e, bir tanesini de Hz. Fatıma (r.a.)’ya hediye eder. Daha henüz içki yasaklanmamıştı. Sarhoş haliyle Hz. Hamza (r.a.), Hz. Fatıma (r.anha)’nın devesine öyle bir tekme atar ki -pehlivandır zaten- deve yaralanır. Hz. Ali (k.v.), Efendimiz (s.a.v.)’e bu olayı anlatır. Hz. Hamza, şehid edildiği zaman yetmiş parçaya ayrılmıştır. Nebiy-yi Ekrem Efendimiz (s.a.v.), bu sevgili amcasından dolayı, “Belkemiğim kırıldı.” buyurmuştur. Ve mübarek ağzından o esnada şu kelimeler dökülür: “Keşke Fatıma’nm devesine tekme vurmasaydı.”

