Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Başını bürürken ayakları açılıyordu. Bu yoksulluk karşı sında Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- bize şehidin başını örtmemizi ve ayaklarının üstüne de izhir denilen kokulu otdan koymaklığımızı emreyledi.22 22. Tecrid-i Sarih Tercemesi 4/47 Şârih Aynî; hadîs-i şerifdeki (Bürde)yi alaca yün kaftan diyor. Kutbî de yaşlı kadınların giydikleri çizgili bir sevb dediklerine göre Mus’ab bin Umeyr’in bir koca karı libâsı giyecek kadar fakir ve ihtiyaç içinde geçen feragatkâr hayatını daha belagatla ifâde ediyor. Bu hadîs-i şerif üslûb-i beyân itibariyle en yüksek bir pâye-i edebiyeyi hâizdir. Hadîs-i şerifde hicret sırasında ashâb-ı Nebî-sallallahu aleyhi ve sellem- gönüllerinde hâkim olan kudsî ve melekî hâlet-i ruhiyye ve ilk hicret senelerinde hicretin tuhfe-i in’âmini tatmadan Cenâb-ı Hakk’a intikal eden feragatkâr bir zümre-i ilâhiyenin zühdî hayatları ve sonra Islâmiyetin devr-i ikbâlini idrâk eden bahtiyarların o saadet günlerinin semere-İ mükâfatından nasıl kana kana müstefîd oldukları öyle veciz ve öyle beliğ bir sûretde tasvîr edilmişdir. Habbâb -radıyallahu anh-’ın bu beliğ lisânı her hangi cihetden bakılsa bize millî ve İçtimaî pek büyük fazîlet ve intibah dersi telkin etmekle, Habbâb hadîsi millî ve İçtimaî kıymetlere göre daha âlî mevzulara sermâye-i ilhâm edilmelidir. 80

