Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Meydan Cengi Talebi Fakat Bedir gazasında bulunmayan yeniler, şühe- dây-ı Bedr’in nail olduğu derecâtı Rasûl-i Ekrem -sallalla- hu aleyhi ve sellem-’den işitmekle o gazada bulunmadık larına son derecede müteessif olmalarıyle “ya Rasûlallah! Biz Allah’dan bu günü ister idik. Bizleri dışarı çıkar; düş manlarımız ile göğüs göğüse cengedelim!” dediler. Ashâb-ı kiramdan bazıları da “Eğer çıkmaz isek düş man bizim za’fımıza ve korkaklığımıza hamlederek şıma rır” diye çıkıp da meydanda cenk zaruretini tercih ettiler. Hazreti Hamza -radıyallahu anh- da gayet şeçî ve bahâdır bir zat olduğundan Medine’de kapanıp durmağa havsalası mütehammil olamadığı cihetle düşman üzerine çıkıp da hücum etmek isterdi. Onun üzerine Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- dahi çaresiz dışarı çıkıp meydan cengi etmek üzere karar verdi. Ve; “Sabr u sebat eder iseniz bu kere de Cenâb-ı Hak bize nusret ihsan eder” diye buyurdu. Cuma hutbesinde fezâil-i cihâdı beyân buyurdu. Ve ikindi namazını cemâtla eda ettikten sonra Ebû Bekri’s- Sıddîk ve Ömerü'l-Fâruk -radıyallahu anhüma- Hazret leriyle berâber hücre-i mutahharesine gitti. İkisi birlikde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in imâmesini dü zelttiler. Ve elbise-i seferiyesini giydirdiler. 12

