Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
kem zırh da Medine demektir”, diye tâbir eyledi.1 “Şu hâle nazaran Medine içinde durunuz, düşman içeri hücum ederse tedafüi ve tahafuzi cenk ediniz” diye buyurdu. Ashâb-ı kiramdan bazıları da bu sûreti münâsib gördü. 1. Sahih-i Buhârî Muhtasarı Tecrid-i Sarih Tercemesi ve Şerhi. Cild/10 Shf/187 Reisü’l-münâfikîn olan Abdullah İbn-i Ubeyy İbn-i Selül de bu re’yde bulundu. Ve Yâ Rasûlallahl Zamân-ı câhiliyette düşman zuhûrunda biz ne vakit çıkar isek mağlûb olur idik. Ve ne vakit Medine’de kalıp da müdâ faa eder isek gâlib gelir idik” dedi. Filvâkî, öyle tedâfüî hareket muvâfık-ı hal ve masla hat idi. Zira Medine’nin her tarafı binalar ve duvarlarla çevrilmiş ve geçit yerleri istihkâmlarla seddedilmiş oldu ğundan bir kal’a hükmünde olup Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in rüyasında gördüğü gibi bir kavi zırh mesâbesinde idi. Binaenaleyh bir müddetcik Medine-i Münevvere'de sabr ü sebat olunsa urbana fütur gelerek bir kısmı savu şup gider idi. Ve Medîne üzerine hücûm ettikleri takdirde içeriden ok atılarak bir çoğu telef edilebilirdi. Ve Kureyş ordusuna zaaf gelip îcâb-ı hale göre üzer lerine hücûm ile muharebeyi kazanmak kolay olurdu. 11

