Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Islâm ile müşerref olan elçilere Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- tarafından zarar gelmez” demişlerdi. Bu hey’etle beraber gittim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in huzuruna çıkdığımızda beni görünce: “Sen Vahşî misin?” buyurdu. Ben de:“Evet Vahşî’yim” dedim. Rasûlullah: “Hamza’yı sen mi kati ettin?” diye sordu. Ben de huzûr-ı saadetden çıkdım. Bir daha görün medim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- irtihal bu yurduğunda Müseylimetü’l-Kezzab vak’ası çıkmışdı. Ken di kendime: Ben de Müseylime’ye karşı çıkayım. Belki öldürürüm de Hazret-i Hamza hakkındaki irtikâb ettiğim cinayetin mukabil mükâfatı olur” dedim. Ve sevk olunan orduya karışdım. Gittim. Müseylime vak’ası mâ’lum ol duğu üzere cereyan etti. Nihayet günün birinde başının kül renginde deve tüyüne benzeyen saçtan darmadağınık birisinin bir duvar deliğinde bulunduğunu gördüm. Har bemi bunun üzerine attım ve iki göğsü arasına koydum. Harbe bunun iki omuzu arasından çıkdı. Müteakiben en- sardan “birisi Abdullah bin Zeyd Müseylime’nin üzerine atılıp başını kılıçla vurdu. Evin içinde” bir Câriye: “Eyvah! Emîru’l-mü’minîn Müseylime’yi siyah bir köle öldürdü!” diye feryâd eyledi. 73

