Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Hamrâü’l-Esed’e geldiler. Zannederim kİ siz buradan henüz kalkmadan onların atlarının alınlarını görecek siniz” dedi. Safvan İbn-i Umeyye: Gördünüz mü? İşte benim dediğim çıkdı. Haydi bir belâya uğramadan sa vuşup gidelim” deyince Ebü Süfyan’ın kalbine korku düşdü. Hemen ordularını kaldırıp göç ettiler ve doğru Mekke’ye gittiler. . Ma’bed o vakit daha şeref-i İslâm ile müşerref olma- mışdı. Lâkin ehl-i İslâm’ın tarafdârı idi ve Kureyş müş riklerini bu veçhile korkutarak kaçıp gittiklerini Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-’e bir adam göndere rek ihbar ve iş’âr eyledi. Kureyş ordusundan geriye kalmış olan iki kişi bu kere ehl-i İslâm’ın eline düşdü. Biri Benî Ümeyye’den Muaviye İbn-i Muğîre ve diğeri Bedir'de esir olup da fimâ-ba'd ehl-i İslâm aley hinde bulunmamak şartiyle meccanen afv ve ıtlak olun muş iken bu kere Arapları cenge teşvik eden meşhur şâir Ebü İzze’dir. Ebü İzze bu defa fasîhâne ve belîğâne sözler söyleyerek ehl-i İslâm’ın pençesinden yakasını kurtarmak istedi ise de yakayı kurtaramayıp ikisi de kati edildi. 67

