Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
173-174 - “Mü’minler o kimselerdir ki nâs on lara: “Muhakkak nâs sizin için içtimâ ettiler, on lardan korkun, dediklerinde onların sözleri ancak mü’minlerin imanlarını ziyâde etti ve dediler ki, “Al lah Teâlâ bize kâfidir. Ve Allah Teâlâ ne güzel ve kildir.” Harp mevkiinden Cenâb-ı Allah’ın nimet ve ihsaniyle döndüler. Onlara aslâ kötülük dokunmadı ve onlar nzây-ı İlâhiye ittibâ etdiler. Allah’ın lutfuna güvendiler. Zira Allah Teâlâ kullarına büyük ihsan sahibidir.” Fahr-i Râzî ve Kâdî’nin beyânlarına nazaran âyet-i celîlenin sebeb-î nüzulü: Ebû Süfyân Uhud vakasından avdet ederken Resû- iultah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e “Ya Muhammedi.. İster isen harb gelecek sene Bedir zamanı olsun” dedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de “İnşaallah” buyurdu. Fakat gelecek sene vakti gelince Ebû Süfyan as keriyle Mekke’den çıktı. Merrü’z-Zahran mevkiine gelin ce Allah Teâlâ kalbine korku verdi. Ebû Süfyan tereddüde başladı. Mekke’ye dönmek istiyor ise de kavm-i Arabdan arlanıyordu. O sırada Nuaym Eşcaî’ye tesadüf etti. Ebû 131

