Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Dırar Mescidi / 57 Yukarıdaki âyet-i kerîmede işâret vardır ki: Kalbleri mühürlenenler Mescid-i Dırar’ı erbâb-ı hakîkat için bir mezbele-i nefs eylemişler ve kendi hallerini şâir nâsın gözlerinden gizlemek istemişlerdir. Ehl-i hakikat da on lara mukabil kalb bahçelerini Allah'ı zikre ve onu taleb kılmaya mahsus mescid edinmişlerdir. Bu Mescid-i Dırar hadisesi, yalancı müddaîlerin davalarında kendilerinin haklı olduklarını isbât için ehl-i sıdkın kılığına bürünme lerini ifade eder. Allah'ı sadâkatle taleb eden mü’minlerin arasında tefrika çıkarmak için mânâsız davâlarıyla ortalığı karıştırırlar.41 buyurdular. Uzun bir müddet sonra Rasûlullah, Sâbit bin Erkam'a o yeri evlik verdi. Orada Sâbit'in hiç çocuğu doğmadı. Sonra oranın kenarında bir yer kazdılar, duman çıktı. Ebû Amir, Şam'da yalnız başına öldü gitti. Bunun sebebi şu ki: Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- Medine-i Münevvere'yi teşrif ettikleri vakit Ebû Amir gelip: «Getirdiğiniz din nedir?» diye sordu. Rasûlullah: —İbrahim'in dini olan hanii dini.» Ebû Amir: «-Ben de o dindenim.« Rasûlullah: «Sen o dinde değilsin.» «- Evet, ben o dindeyim. Sen Hanîf dinine Hanîf olmayan şeyleri sokdun.» Rasûlullah: «- Hayır ben onu yapmadım. Bu dini olduğu gibi tertemiz getirdim.» Ebû Amir: «-içimizden kim yalancı ise memleketinden tard edilmiş, yalnız ve garib olarak Ölü me mahkûm olsun. «Rasûlullah: «Amin» dediler ve onu «Râhib» yerine «Ebû Amir-i Fâsık» diye İsimlendirdiler. Bu fâsık Şam'da Kınnesrin deni len beldede yalnız, garib, matrud ve kâfir olarak öldü. Onun bu hayatına rağmen sâlih bir evladı varidi, ismi «Ebû Hanzala» idi. Uhud günü şehid olduğunda onu melekler gasleyledi. 41. Ruhu'l-Beyân: 1/950 Medine-i Münevvere’ye Giriş Buhârî’nin rivayetine göre Sa’d ibn-i Sâidî -radıyal- lahu anh-der ki: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile berâberTe- bükgazâsından dönüp Medine’yi görünce Rasûl-i Ekrem:

