Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
İki İlim 15 Jlj^î» "Şeriat akvalim (sözlerim), tarikat ef'âlim (-yaptıkla rım), hakikat ise ahvâlimdir (hâllerim)" buyurmuşlardır Rabb-i Zülcelâlimiz bu iki yolu tutup felâha eren mü'minlerin vasıflarını bir bir bizlere anlatıyor, buyu ruyorlar ki: p-* ¿Hji'J i)j*21S- ^¡'^^> ^ p-a jjjAJl i)jl"j*ll jlsi Jâ^ ^üjLil?' Sûre-i celîlenin ilk âyeti, "Mü'minler kurtuluşa, felâha erdi" manasınadır. Nasıl oluyor da mü'minler kurtulu şa, felâha eriyorlar? Diğer âyetleri okuyalım: "Çünkü mü'minler, namazlarında huşû içindedirler, haşyetle namaz larını kılarlar; her türlü boş, faydasız ve manâsız sözlerden ve işlerden yüz çevirir ve uzak dururlar; zekâtlarım verirler; ijfetler ini korurlar." (Mü'minûn, 23/1-5) Şimdi bizim üzerimize sâdece "şir'ât", yâni şeriat farz olsaydı, yalnızca namazları kılmamız emredilir ve istenirdi; bizden haşyetle namazları kılmamız is tenmezdi. Sâdece şerîatm emirlerini yerine getirmek le kalsaydık, boş işleri, mâlâyânîyi terk edemezdik. Zekâtlarımızı verirdik ama borç ödeme kabilinden ve rirdik; gönüllü bir şekilde veremezdik. Hele, iffetleri mizi korumanm sırtarma ermeye ise hiç kâbil olamaz dık. Çünkü şeriatın mecburiyetten çıkıp mahbubiyetle îfâ edilmesi ancak sünnet-i peygamberîye tam riâyetle mümkün olur. Tarikat, şerîatm inceliklerini, edeplerini öğreten "minhâc"dır; ikisi birden mü'min-mü'minâta gerekli olan ilimler cümlesindendir.

