Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
14 Sohbetler öj>lj !• Yâni “Sana da ya Muhammed'im, geçmiş kitapları tas dik eden ve onları kollayıp koruyan Kitabı hak ile indirdik. Sen onların aralarında Allah'ın indirdiği Kitap ile hükmet. Onların arzu ve heveslerine uyarak, sana gelen haktan, ki taptan, Kur'ân'dan sapma. Biz, her biriniz için bir şeriat ve münevver bir yol (tarikat) tâyin ettik. Eğer Allah isteseydi sizi tek bir ümmet yapardı; yâni size sadece şeriatı emrederdi, fakat öyle yapmadı; size farz kıldıklarında sizi denemek istedi, sizi imtihâna tâbi tuttu. Öyleyse iyiliklere koşun, birbiriniz- le hayırda yarışın. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O, ihtilâfa düştüğünüz, tartışıp durduğunuz şeyleri size haber verir." (Mâide, 5/48) Âyetin tasavvufî tefsirine göre; kadın olsun erkek ol sun tarikat denilen manevî yolu tutmak vâcibdir, gerek lidir. Bazıları vardır ki hoca olmuş, âlim olmuş, Kur'ân'ı hatmetmiş ama bu âyetten, bu mânâ çıkmaz diye itiraz ediyor. Âyetten bu mânânın çıkacağım kani olsa, anlasa bu sefer de nefsi araya girip "Ben bu tarikatta yapabilir । miyim, şeyhin söylediklerini tutabiliyor muyum acaba? Şu kadar da meşguliyetim var." gibi sözlerle vesvese ver meye başlıyor. İçinden insana tarikatın gerekliliğini red deden ne kadar düşünce geliyorsa, külliyen şeytândan ve ondan yetmiş kat beter nefs-i emmâremizdendir. Aslında tarîkati red, sünnet-i seniyyeyi red demek tir. Zîrâ Hz. Peygamber ««XJljcJ^İ iijûlj (Jlyî iZjZÂ

