Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Samimiyet ve Rızâ 91 nemîmeden, boş sözlerden muhafaza etmeyen Cenâb-ı Allah'ın sadâsını duyamaz. Gıybet edenin ne kadar çok ameli olursa olsun, kabirden insan suretinde diriltil mez. Dünyada bir kardeşinin gıybeti yapılırken yüzü gülen kimsenin âhirette iki gözü de ağlar. Gıybet, zi nadan daha şiddetli bir fiildir. Gıybeti terk etmeye mu vaffak olanlar defterlerini sağ taraflarmdan alırlar. Kul, Cenâb-ı Allah'tan korkar, O'nun sevmediği hâllerden sakınırsa; Cenab-ı Hak, o kula hak ile bâtılı ayıracak bir anlayış, bir nur ihsan eder, günâhlarım örter ve kulunu bağışlar, sadâ-yı İlâhîyi ona duyurur. Birisi, Hz. Mûsâ'ya gelip diyor ki: "Ya Mûsâ! Sen kelîmullahsın, Rabb'imizle konuşursun, bir sor baka lım ben cennetlik miyim, cehennemlik mi?" Hz. Mûsâ (a.s) Rabb'imize soruyor ve adama şu cevabı veriyor: "Rabb'imize sordum, buyurdular ki: O kulum..." Adam hemen Hz. Mûsâ'nın sözünü kesiyor, sözünü bitirmeye izin vermiyor; "Sen ne dedin ya Mûsâ! Rabb'im benim için kulum mu dedi? Bunu duyduktan sonra ister beni cennetine koysun, ister cehennemine" diyerek neşeyle oradan ayrılıyor. Rabb'imiz bizi kulluğa kabul eder de "kulum" diye nida buyurur ve bu sadâyı işitirsek iki cihânda aziz oluruz. Ancak kardeşlerim, Rabb'inin katın da yerini bilmek isteyen kimse, O'nun kendi gönlündeki yerini hesap etmesi lâzımdır. Biz ne derece O'na kulluk ediyorsak, O da o derece Rab'liğini bize gösterecektir. Mevlâ cümlemizi "Yâ İbâdî/Ey kulum!" dediği kul ları safmda haşr ü neşr eylesin. (Amîn) Hamd olsun âlemlerin Rabb'i olan Allah'a.

