Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Takva ve Vesile 79 dar muhabbetin varsa o kadar feyiz alırsın. Muhabbetin ne kadar az ise feyzin de o kadar az olur. Kardeşimizin birisi Es'ad Erbîlî Efendimizin mec lisinde oturuyormuş. Sohbet esnâsmda gözlerini kapı yor. Kalbine birazcık feyzin damladığını görüyor. Gö zünü bir daha kapıyor. Yan tarafında bulunanlara feyiz gürül gürül ulaşıyor. Sohbet meclisi sona erince, Es'ad Erbîlî Efendimiz o zatı çağırıyorlar ve ona buyuruyorlar ki: "Bugün keşfin açıldı, feyzin ihvâna nasıl dağıldığını gördün. Senin kalbine gelen feyiz çok az. Diğerlerinin- kine ise oluk oluk... Çünkü senin muhabbetin o kadar oğlum" Muhabbet ne kadar çok olursa, feyiz de o kadar çok olur. Eserlerde tafsilatla anlatılır, manevî feyze mazhar olmak için üç şey lâzım: İhlâs, edep bir de mürşid-i kâmile muhabbet. İhlâs olmazsa tadı olmaz. Edepsiz olursa insan zaten feyiz gelmez. Üçüncüsü ise mürşid-i kâmile muhabbet. Ancak muhabbet olmazsa olmazdır, mürşid-i kâmile muhabbet edenin zaten ne ihlâsı ne de edebi bozulur. Hülasa, vesîle, mürşid-i kâmillerin sohbetinden istifâde etmektir. Ehlullahm sohbeti, iksir-i a'zamdır. Sâlike asıl tesir eden de budur. Nefs ancak ehlullahm meclisinde uyanır. İlim için Kur'ân kâfidir. Fakat nefsin ıslâhı mürşid-i kâmile sıkı sıkıya sarılmadan elde edil mez. Cenab-ı Hak cümlemizi ehlullahm iksir-i azam olan sohbetleriyle ve nazarlarıyla hem-dem eylesin. (Âmîn) Hamd olsun âlemlerin Rabb'i olan Allah'a.

