Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
56 Sohbetler herlerde kalkardık. Başka âlemlerde başka hâller ile hâllenmiştik. Gönlümüze füyûzât-ı ilâhiyye sağnak sağnak dökülürdü. Şimdi ne oldu da bu hâller gidiver di." diye serzenişte bulunuyor bâzı kardeşlerimiz. Bu güzel hâllerin gidişine üç şey sebep olur: Birincisi, şerîata muhalefet etmek. Şerîate muhalif bir hareketiniz, bir ameliniz, bir davranışınız var ise feyz-i İlâhîden nasibiniz olmaz. Şeriattan bir parmak uzaklaşan kişi, tarîkatten mağrib ile meşrık arası kadar uzaklaşmış olur. Binanm temeli sağlam olmaymca üst tarafları inşâ edilebilir mi hiç? Hakikât binasının temeli olan şeriat sağlam değilse üstüne tarikat katı çıkılabilir mi? Şerîata muhâlefetten sakının! İkincisi, dünyaya muhabbet beslemek. Ölüm tefek kürünü çok yapmız; ta ki dünya muhabbeti kalpten çı- kıversin. Ağyârı, gönül sarayından çıkaracaksm ki yâr oraya tecellî buyursun. Hâne mâmur olacak ki sultan, orayı teşrif etsin. "Râbıtadan lezzet alamıyorum, Efen dim!" diyorsun, dünya muhabbeti orada âdeta put ol muş oturuyor, hiç râbıtadan lezzet gelir mi? Bir düşün. Put olan yere melek girer mi? Üçüncüsü, hasta kalplilerle oturmak. Kalbini gaf let bürümüş kimselerle görüştüğünüz zaman feyz ala mazsınız. Çünkü onun kalbi hasta. Uyuz devenin içine katıldığı bir sürüyü düşünün, o sürüde hiç hayır kalır mı; hiç sağlam hayvan kalır mx? Ancak üstâdlarımızla râbıtalı olursak, nereye gidersek gidelim kimsenin bize zararı dokunmaz -bi-iznillahi teâlâ-.

