Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Kurtuluşun Anahtarı: Tarîkat-ı Aliyye 27 Tarîkat-ı aliyye, nefsin arzularım terk etme yoludur. Tarikatta, nefsin arzularını tamâmen terk edene şehitlik mertebesi verilir. Nefsin arzularmı kısmen terk edenlere gâzilik rütbesi verilir. Nefsin arzularını terk etmeyenle re ise hiç bir rütbe verilmez. Dolayısıyla bir ganimet de elde edemez. Yâni âhirette felâha eremez. Tarîkat-ı aliyye, cemâlüllahı talep yoludur. Cemâ- lullahı talepte gayret göstermedir. Kalpte karıncanın ka nadı kadar günâh karalığı kalmamalıdır. Aksi takdirde cemâlüllahı müşâhede mümkün değildir. Tarîkat-ı aliyye, dünyaya rağbet etmeme yoludur. Tarîkat-ı aliyye âhirete rağbet yoludur. Pederim Şeyh Mustafa Efendi (k.s) "Kıyamete ne kaldı ki insanlar dünyaya bu kadar rağbet ediyorlar" diyerek şaşkınlığı nı ifâde ederlerdi. Tarîkat-ı aliyye, gönül temizliğidir. Bir bayram te mizliği yaphğımız kadar gönlümüzü temizlemiyoruz. Tarîkat-ı aliyye, ahlâkı güzelleştirme yoludur. İnsa nın ahlâkı ise her işinde, Cenâb-ı Allah'ı vekil tutmakla ve kâinatta O'ndan başka güç ve kuvvet sahibi olmadı- ğma inanmakla yâni tevekkülle güzelleşir. Tarîkat-ı aliyye, nefse "Dur!" deme yoludur. Nefse "Dur!" denilmediği zaman kurtuluş ümidi olmaz. Tarîkat-ı aliyye, dili hapsetme, nefse hâkim olma yo ludur. Tarîkat-ı aliyye, incitmeme ve incinmeme yoludur. Kardeşlerim, bu söylediklerimi sakın hafife alma- ym. İksir gibi kıymetli kelimelerdir bunlar.

