Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Sohbetler II Allahımız bizleri kibirden, hasetlikten ve secdesizlikten ' muhafaza buyursun. Hz. Âdem babamızla Havva annemiz cennette yaşarken Şeytan, Havva annemizi kandırdı. Allah’ın yasakladığı "huld" ağacından yedirdi. Hz. Havva’nın ısrarıyla Âdem (a.s.) de yedi. Rabbimiz de onları ceza olarak cennetten çıkarıp yeryüzüne İndirdi. (Tâ-hâ: 20/117-121) Âdem (a.s.) üç yüz sene semaya bakmadan ağladı. Tevbe etti, af diledi. Sonunda: "Ya Rabbi! İsmi isminle yazılan Muhammed Mustafa (s.a.v) hürmetine!" diye tazarrûda bulununca Rabbimiz duasını kabul buyurdu.1 Bu duayı yaptığında Arafat dağında bulunuyorlardı. Onun için bütün hacıların buradaki duası kabul olunur. Arafat’tan, anadan doğmuş gibi günahsız olarak inerler. Bütün mü’minler, buna böyle inanırlar. Arafat dağında, bîr mü’minin, "Acaba affolundum mu?" diye şüphe içerisinde olması büyük bir gaflettir. 1. Hâkim; Müstedrek, h. no: 4228,11/615. Aynı hatalara düşmememiz için Âdem (a.s.), bütün bu hâdiseleri yaşadıktan sonra, biz evlatlarına şu vasiyetlerde bulunuyor: 1. Nefsinizin hevasına uymayınız! Âdem (a.s.) buyuruyor ki: "Allah bize yasak ettiği halde nefsimizin arzusuna uyarak yasak ağacın meyvesinden yedik. Onun için Mevlâmız bizi cennetten çıkardı." Kardeşlerim! Siz de bir iş yaparken nefsinizin arzusuna uymayınız. Gözünüzü başkasının namusundan, elinizi başkasının malından uzak tutunuz. Haramdan titrediğiniz kadar hiçbir şeyden titremeyiniz! 2. Şüpheye düştüğünüz işi yapmayınız! Ben, diyor Hz. Adem (a.s.), "Buğdayı elime aldığımda acaba yesem mi, yemesem mi? diye şüphelendiğim halde yedim. Onun için cezalandırıldım." 14

