Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Hz. Seyfııllah Hâlid b. Velid (r.a.) İslâm askerleri Hz. Hâlid b. Velid (r.a.)’in imâmetiyle sabah namazını kıldılar. Hz. Seyfullah atına binerek askerlere hitaben: "Ey Allah’a ve Rasûlüne iman edenler! Kafirlerin hayatı sevdiği kadar ölüme muhabbet ettiğinizi bilirim. İşte bir elimde kınından sıyrılmış İslâm kılıcı, önümde Peygamberimiz (s.a.v.)’in sancak-ı şerifi duruyor. Sizi i’lâ-yı kelimetullah uğrunda harbe davet ediyorum. Bugün mücahitlerin rûhânî sesleri, düşmanların kulaklarını dehşetle dolduracaktır. Daha henüz yaraları kapanmamış vücudumun sancıları, kalbimin mukaddes darbeleri bu harbe atılmaktan beni asla men ede mez- Haydi sizi göreyim, din aslanları; Peygamberimiz (s.a.v.)’in sıdk-ı nübüvvetini, dinimizin ulviyetini, fedâkarâne bir suretle beşeriyet alemine gösterelim. Ölümden korkmanın hayata hiçbir faydası yoktur. Maksadımız, cennetin bahçeleri ve dünyanın âli kâşâneleri değil; ancak ve ancak Allah ’ın rıza sıdır. Yürüyünüz!.. Varsın bu sahralar, ism-i Celâl ile inlesin! Beşeriyet huzur bulsun! Mücâhidler! Bugün âlem-i İslâm sizin kılıçlarınıza bakı yor. Eminim ki Rasûlullah (s.a.v.)’ı gören gözler ölümden korkmaz. Celâlet-i Nebeviyyeyi düşününüz. İşte ben önce canımı fedaya gidiyorum. Bir Muvahhid tasavvur etmem ki, arkamdan gelmesin." dedi. Bu his ve mana yüklü konuşmanın bitmesinden sonra mücâhidler, Rumlara şiddetle hücum ettiler. Her yandan tekbir sadâları yükselmeye başladı. Rumlar neye uğradıklarını bilemediler, bozguna uğradılar. O gün muharebe, düşmanın mağlubiyetiyle sona erdi. *** Hazret-i Hâlid, bir ara Hz. Ömer (r.a.) tarafından başku mandanlıktan azledilmişti. Sahabe sordu: "Ey mü’minlerin emiri, İslâm’a bu kadar hizmeti varken Hâlid’i niçin azlediyorsun?" 27

