Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Seyr ü Sülûk\ 41 "Fişimizi Habibullah (sav)’ın prizine takıyoruz, menba O (sav)." buyururlar. Hiç şüphesiz bu sır; ilmine hayran olan ulema-yı kirama, Emir Buharı (fe)’nin: "Babam! Bîr kimsenin medresesi arş-ı âzam, hocası da Fahr- i Âlem (sav) olursa ona kim güç yetirebilir." cevabında yatar. Pisliğe bulaşan bir kaşık, ne kadar yıkansa da onunla yemek yemeyi insanın İçi kaldırmaz. Yemeği temiz kaşıkla yemek ister. İnsanlarımız, ahlaken mazbut, arınmış gönül erbabının, tecelli-yi İlahiye mazhar velinin sohbetini arıyor. Şeyh Mustafa Hulusi (ks/nin ziyaretine gelenleri çekeme yenlere bir zâtın verdiği cevap şu olur: - "Biz arı gibiyiz. Bal olan çiçeklere konarız." Nasihatçi, Hizmetini Allah Rızası İçin Yapar Üstazımıza, vaazlarına mukabil maddi yardımda bulunmak istediklerinde, "Biiznillah isyandan kurtardığımız bir genç bizim için en bü yük kazançtır." der. Kendilerini dünyaya bağlayan sebebin de Allah’ın kullarına hizmet olduğunu belirtirlerdi. Bütün enbiya-i izam, "Ben tebliğime karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim mükafatım alemlerin Rabbinden başkasına ait değildir."35 buyurmuşlardır. 35 Araf, 7/79

