Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
401 Seyr ü Sülük "Eğer sohbette huzur oluyorsa, evladımız, kardeşlerimizin dersleriyle meşgul olsun Haşan Efendi." buyurdular. Yıllarca vaizlik yapan bir hocaefendiye Üstazımız, "İlminiz Allah tarafından lütfedilen ilim olmazsa, dışarıdan doldurulan kuyunun suyunun bıkkınlık verdiği gibi, insanlara usanç verir. Eğer gönülden kaynarsa, tabanından kaynayan suyun lezzeti gibi, insanlar neşe duyar." tavsiyesinde bulunurlar. Kendi lerine cemaatten biri, "Efendim! Saatlerimizin yelkovanını siz mi çeviriyorsunuz da vakit bir anda tamam oluyor?" der. Cemaatten bir diğeri de, "Ağlaya ağlaya kafamda su kalmadı." esprisinde bulunur. Niğde'nin Bor ilçesinde, Dâmad-ı Âlileri Hafız Ahmet Dinç'in imamlık yaptığı Paşa Camiinde, yatsı namazından önce vaaz ederler. Sohbetin hazzından dolayı kendinden geçen cemaat, ezan okumak için minareye doğru giden müezzini defalarca tutarak mani olurlar. Merkezî sisteme bağlı olan camilerin cemaati de, "Bizi mest eden bu kıymetli zât-ı ali kimdir?" diyerek koşup gelirler. Kuyuların acı olan suyu, mübarek tükrükleriyle bal olur da, ağızlarına Fahr-i Kainat (sav)'ın Fem-i Saadetlerinden ikramda bulunduğu Üstazımız’m sohbeti bal olup gönüllere şifa olmaz mı Hakk’ın izniyle, Adana’nın Kozan İlçesinde Haşan Basri Bey, "Hiç tükenmeyen bu ilmin kaynağı nereden?" diye sorunca, Üstazımız,

