Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Seyrü Sülük \ 35 "Sizin memleketinizden bir kâmil veli gördüm, ona son de rece saygı gösterin." der. Efendimiz (sav), "Cenâb-ı Hakk’ın velileri onlardır ki, gö rüldüklerinde Allah (cc) hatıra gelir." buyurur. Hayız hâlinin bitimini öğrenmekten utanan bir kadın, İmâm ı Azam (rha) (ö. 150/767)’ın önüne, yarısı beyaz, bir yarısı da ala bula olan bir elmayı bırakır, gider. Hz. İmam (rha) da, tamamen temizlenmeyi İfade için, elmayı ikiye bölüp kadına vererek yük sek firasetini ortaya koyar. Esad-ı Erbili (ks), "Firaset, kerametten üstündür." buyurur. Nefsini mutmain, tamamen Hakk’ın emrine itaat eden bir makama eriştiren; ruhunu geliş gayesine uygun bir hareketle kemâle ulaştıran; malını ve bedenini, her şeyini Rabbimize feda eden salih kullar ancak gerçek firasete, ince anlayışa nail olurlar. Yahyalfnm Elmabağ Köyü’nde; bakımlı, güzel, yemyeşil bir bahçede, suların şırıl şırıl aktığı, kuşların öttüğü bir anda Üstazınuz, kendisini ziyarete gelenlere sohbet buyuracaklardı. Tam karşılarında da -kimseden rencide olmamalarına rağmen- ahlakî bakımdan kötü bir adam oturuyordu. Bize yapacakları sohbetin maneviyatını zedeler düşüncesiyle endişelendim. Onu incitmeden kaldırayım dedim. Bahçenin bir tarafı güneşli diğer tarafı gölgeli idi. Adam güneşli tarafta oturuyordu. "Amca güneşli tarafta oturuyorsun gölgeye gel." dedim. Efendimizde bu ince anlayışı sezerek, "Evladımız doğru söylüyor, şöyle gölgeye gelin." buyurdu lar.

