Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
ya’ni şeyhin şahsını tahayyül etmenin lüzûmunu adâb-ı zikirden saymışlardır. Allâme Seyyid Şerif Cürcânî -kuddise sirruh- Hazretleri “Şerh-İ Mevâkıf” eserinin sonunda ev- liyâ’nın sûreten zuhurunun mümkün olabileceğini ve müridin bu sûretle feyiz alabileceğini hülâseten zikretmişlerdir. Şeyh Tâcü’d-din Osmânî -kuddise sirruh- Haz retleri de “Tâciye” adlı kitabında Cenâb-ı Hakk’a vâsıl olmanın yollarını anlatırken, bir kâmil şeyhe rabt-ı kalb etmeyi üçüncüsü olarak göstermişlerdir. Abdü’l- Ganiy Nablûsî Hazretleri “Tâciye” kitabına yapmış olduğu şerhlerinde bu mevzûyu ay nen te’yid buyurmuşlardır. Gavs-ı A’zam ve İmam-ı Efham Abdülkadir Geylânî -kuddise sirruh- Hazretlerinden naklen; tarikat-) aliyyeye sülük edenlerin evliyâ-yı kirâm ile râbıta-i kalbiyyede bulunmalarının lâzım geleceği ni İmam Sühreverdî “Avârif” adlı kitabında be yan etmiş ve bu rabıta sayesinde evliyâullah haza- ratının füyûzâtından istifâde etmelerinin mümkün olacağını ifade etmişlerdir. İmam Gazali ve İmam Suyûtî Hazretleri ile Ma liki imamlarından Şeyh Halil, Ebu’l-Abbas el- Mürsî, İbn Atâ, Necmeddin Kübrâ ve diğerleri ev- liyaullah’ın, müridleri nazarında türlü türlü sûret- lerde görülmelerinin muhal olmadığını söylemişlerdir. Râbıta esas itibariyle Peygamber -sallallahu aley hi vesellem- Efendimiz’e olmakla birlikte, O’na tâbî 31

