Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
tarz meselelerin hakikatine vâkıf olmak amacıyla insanın mâsivâ karanlığından çıkıp mârifet nârlarıyla aydınlanması gerekir, bu ise ancak ve ancak zât ve sıfatlarıyla Allah’a erişen kâmil bir şeyhin63 ve ana tarikatlardan birisinde seyr ü sülûkünü yapmış bir kâmil üstâdın hizmetinde bulunmak ve emirlerine itâat etmek sâyesinde mümkündür. Cenâb-ı Hak dilerse, o kimseyi kâmil şeyhin bereketiyle hidâyete eriştirir ve o kimse kâ mil şeyhin yüce himmetiyle seyr ü sülük ederek amacına ulaşır. yüceliklerle donanma ve İlâhî tecellîlerle hem-hâl olma gibi yüce bir gaye sâdece Allah’ı zikretmekle elde edilemeyece ğinden bu konuda da bir yol göstericiye ve uyanık bir gönül sâhibi mürşide kalbi bağlamak ve bu duygu ile hareket etmek gerekir. İlâhî mârifetlerin nûrlarını sâliklerin kalbine tevdî et mek, sırlı hakikatleri gerçeğe tâbi olanların gönüllerine boşalt mak, kalbi rabıta ve mânevî irtibatın gücüne bağlıdır. Erbîlî, Mektûbât, s. 219. 63 “Bir şeyhin kâmil olup olmadığının alâmeti nedir?” sorusuna Es’ad Erbîlî şu cevâbı verir: Söz ve davranışlarıyla şeriat ve sünnet-i seniyye çizgisinden ayrılmayan, sohbetlerine devâm eden sâlikte Allah’ın zikir ve sevgisinin husule gelmesini sağla yabilen şeyh, kâmil bir mürşid sayılır. Erbîlî, Mektûbât, s. 71. Allah Teâlâ bizleri kendi arzu ve rızâsı doğrultu sunda söz söylemeye, amelde bulunmaya, ilim elde etmeye, hakikatlerle nûrlanmaya ve hidâyette ol maya muvaffak eylesin. O her şeye gücü yetendir ve duâlara geciktirmeden karşılık verendir. Salât ve selâm ise Efendimiz Hz. Peygambere, âline ve tüm ashâbınadır. Âmîn. 84

