Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
y>j ^~* ¿i ^^-^> ıSji ^ Cj^ ^ o^fliJl «Âa c*b ı^>lj>Jli) (Jlj^ ^ u« U ^Ji ¿1 ¿^ Li ^ Cevâben deriz ki: “Bizim bu gibi ifâdelerimiz, mâsivâyı görmeyen tevhîd-i hakîkî ashâbıyladır. Görenlerle cevâb ve suâlimiz yoktur.” (^ L ^ ^ ^ <üU) Zîrâ onlar ancak baş gözüyle gördüklerini görüyorlar. Mâsivâ zulmetiyle hakikati görmek şerefinden mahrûm bulunuyorlar. <¿1 i$ji ^ 4^ii Oj^j jj yj 4İ1I j^ ^ji ^ ^~Âj <-âj^ ^S) (JLc Nefslerinin adem ile mesbûk ve vücûd-i Hak ile mevcûd olduğunu idrâk eden kimseler, Cenâb-ı Allah’ın gayrisini mevcûd görmezler; bilmeyenler ise aslâ Cenâb-ı Hakk’ı görmezler. (JJ y« I^ L-^i Jj) Mâmâfîh bu mes’eleyi müteaddid defalar edille-i mukniasıyla berâber şerh u beyân eyledik. (AA ^J (HA ^3 Sji^ <Sjİ^ ¿A y4 ^ ^A ûb) Lâkin daha fazla teşrih olunsa bile hakikati görmeyen kabil değil göremez, fehm edemez, idrâk eyleyemez. ^ ^Ldi >J p;ı Aj b^>ı A cMA?) (JJbJL ^j |JaJL \j jjjJkJb \j ^Âİ^; ^j j*c4^b Vasıl olanlara işâret kâfi olacağı gibi vâsıl olamayanları da hiçbir şey irşâd edemez; ne ta’lîm, ne tefhim, ne takrîb, ne takrir, ne ilim, ne akıl, ya’nî bunların birisi kâr-ger te’sîr olamaz. (jj^kl! el!L <_jjL>- ^L«b ^û^L ^^ i’^L *^b Ya nı insanın zulmet-i mâsivâdan çıkıp, envâr-ı ma’rifet ile tenvîr-i zât ve sıfâtı ancak ve ancak vâsıl-ilallah olan bir şeyh-i kâmilin ve şâh-rah-ı tarikatı, seyr ü sülük 125

