Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
ne fenaya ne de ma’rifet-i nefse ihtiyaç kalır. Belki başka bir Allah olursun. Bu ise muhâldir. (olj^ Lj j/; jî <d)l JjL") Cenâb-ı Hak, şerikten münezzehtir. J^j^-^o-> jJ îlsj^-j jl ^Â>uj (Jbu jl J*^' ^j^ sJjUî) (fjJjw ^j Ma’rifet-i nefste olan faide, bundan ibârettir ki; vücûdunu ne mevcûd bilesin ne de ma’dûm. Zîrâ, müstakil olmadığından mevcûd sayılmaz, ilm-i ezelîde de mevcûd bulunduğundan ma’dûmdur denilmez. ^ ojöJ ^j>-j ölj oj^ dİ öl jl «dil M dİ öl ^^ dİ _^lajj) (olVe kelime-i tevhîdden bileceksin ki, zât-ı Bârî’den başka ne bir Allah var ne de gayr için müstakil bir vücûd var. Mâmâfîh bu bilmenin derecâtı vardır. Edille ile olan ilme’l-yakîn, ulemâ-i zâhirin ilmidir. Müşâhade ile olan ayne’l-yakîn ise ekâbir-i evliyânın nasibidir. Ledünnî olan hakka’1- yakîn, verâset-i enbiyâya hâiz olan aizze-i kirâmın hâl ve şânıdır. (Ojjj cJltp J$U Jli d tâ) Birisi derse, “Mâsivâyı nefyetmekle Cenâb-ı Allah’ın rubûbiyyetini ta’tîl eyledin?” (^JJ/ ?J İJJ Jjj ^J AjU Cjjjj JLu ^1 <_Jİj>JU) Cevâben deriz ki: “Cenâb-ı Hak, kâinâtı halketmezden mukaddem bile Rab idi.” (jK US jö/l y&j ¿^* ÖJj jll> Jy ^Jj) Mahlûk olmazdan mukaddem Hâlık idi. Şimdi ise yine öyledir. Sıfât-ı Bârî için ta’tîl yoktur. 111

