Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Haramdan Sakınmak / 73 nında süvariler için pek kıymetlidir. Ama düşman şer rinden emîn olunduğu zaman o itibar kalmaz. İnsanın yaradılışının hikmeti, yemek, uyumak ve boş vakit geçirmek değil, ubudiyet vazifelerini îfâ ile mütevazıâne Hakk’a ilticâ etmektir. Şer’i şerîfin emret tiği her ibâdetin edâsından maksat kulların menfaat ve maslahatlarıdır. Yoksa Allah'ın bunlara bir gûnâ ihtiyacı mevzubahis değildir. Hakk teâlâ müstağni olduğu hal de kullarını emir ve nehiylerle yüceltmiş ve yükselme yolları açmıştır, Biz âcizlere düşen bunların şükrünü tam olarak îfâ eylemektir. Dünyevî mevkî sahipleri bile kendi emirleri altında bulunan bir kimseye bir hizmet emrettiğinde hizmet ne kadar ağır olsa da o kimse “Bu işte âmire âit bir fayda vardır.” diye âmirinin emrini azîz bilip memnuniyetle tam yerine getirmek ister. Acaba Cenâb-ı Hakk’ın aza meti bunların nazarında daha kemter midir ki, onun ah kâmına İmtisâle gayret sarf etmezler. Cenâb-ı Hakk’ın emir ve nehyine imtisâl etmemek iki sebepten olur; ya şeriatın haberlerini yalan ve asıl sız zannedip îtimad etmemekten, ya da emr-i Hakk’ın azametini nazarlarında insanların azametinden daha hakîr olmasındandır. Defalarca yalancılığı denenmiş bir adam bile kalkıp bize “Düşman falan kavmi istilâ et ti, bize doğru geliyor.” dese o şahsın yalancı olduğunu bilmemize rağmen tehlike ihtimâli olan mahalde tedbir alır, o belânın def’i çârelerini düşünürüz. Muhbir-i Sâ dık yani verdiği her haber doğru olan aleyhi’s-salâtu ve’s-selâm mübalâğa ile azâb-ı uhrevîden haber verdi-

