Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
72 / Musâhabe 6 bahın bile fazlasından sakınarak zaruret miktarıyla ye tinmek gereklidir. Bu zarûret miktarının ölçüsü de kul luk vazifesini İfâya muktedir olacak kadardır. Meselâ yemekten gâye ibâdete kuvvet kazanmak; giyinmekten maksat setr-i avret ve sıcâk ile soğuğun tesirinden ko runmaktır. Nakşibendî yolunun büyükleri azimetle ameli ihti yar eylemişler ve mümkün mertebe ruhsattan sakın- mışlardır. Azimetle amele muktedir olmayana herhal de mubahların da sınırını aşarak haram ve şüpheli şeylerle iştigal etmek de gerekmez. Zira Cenâb-ı Hakk, mubah şeylerden istifâdeyi sınırlarını genişlete rek tecviz etmiştir ki, kulları haram ve şüpheli şeylere düşmesin. Kişinin hayırlı amel kazanacağı zaman gençlik yıl larıdır. Yiğit odur ki vaktini kaçırmadan fırsatı ganimet bilir. Zira muhtemeldir ki, ihtiyarlık zamanına ulaşa maz. Ulaşsa bile imkân ve iktidar bulamaz. Bu yüzden fırsat zamanı, ancak kuvvet ve İktidarın elinde bulun duğu günlerdir. Maişet derdi evlâd u lyâl endişesi hiç bir zaman ibâdeti tehir sebebi olamaz. Nitekim Pey gamberimiz “Yarın yaparım diyenler helâk oldu." buyu ruyor. Dünya işlerini yarına bırakıp da bugünü âhiret ameliyle geçireceklerse ne âlâ. Değilse kaçırılan za man geri gelmeyecektir. Gençlik devresi nefs ve şeyta nın şiddetiyle istilâ edildiğinden az amele çok ecir var dır. Sadece nefsin istilâsı devrinde ise ecir o derece değildir. Nitekim bir dönüm yer düşman istilâsı zama-

